Sekizinci Kelime
Miftah-ul İman · Sayfa 49
Miftah-ul İman kitabının "Sekizinci Kelime" bölümü 49. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Miftah-ul İman.
bulunan bir Zât-ı Zülcelâl'in kanunuyla, izniyle, emriyle, kuvvetiyle, ilmiyle olmak zarurîdir.
SEKİZİNCİ KELİME:
وَ هُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ
Yani: Hayatı dâimîdir, ezelî ve ebedîdir. Mevt ve fenâ, adem ve zevâl O'na ârız olamaz. Çünkü hayat, O'na zâtîdir. Zâtî olan, zâil olamaz. Evet ezelî olan elbette ebedîdir. Kadîm olan, elbette bâkidir. Vâcibü'l-Vücud olan, elbette sermedîdir. Evet bir hayat ki, bütün vücud, bütün envârıyla O'nun gölgesidir. Nasıl adem O'na ârız olabilir? Evet bir hayat ki, vâcib bir vücud O'nun lâzımı ve ünvanıdır; elbette adem ve fenâ hiçbir cihetle O'na ârız olamaz. Evet bir hayat ki, bütün hayatlar mütemâdiyen O'nun cilvesiyle zuhura gelir ve bütün hakâik-i sâbite-i kâinât O'na istinad eder, O'nunla kâimdir; elbette hiçbir cihetle fenâ ve zevâl O'na ârız olamaz. Evet bir hayat ki; onun bir lem'a-i cilvesi, mâruz-u fenâ ve zevâl olan eşyayı kesîreye bir vahdet verip bekaya mazhar eder ve dağılmaktan kurtarır ve vücudunu muhafaza eder ve bir nevi bekaya mazhar eder. Yani hayat; kesrete bir vahdet verir, ibka eder. Hayat gitse; dağılır, fenâya gider. Elbette, öyle hadsiz lemaât-ı hayatiye, bir cilvesi olan hayât-ı vâcibeye, zevâl ve fenâ yanaşamaz. Şu hakikata şâhid-i katı', şu kâinatın
zevâl ve fenâsıdır. Yani mevcudât vücudlarıyla, hayatlarıyla nasılki o Hayy-ı Lâyemut'un hayatına ve o hayatın vücûb-u vücuduna delâlet ve şehâdet ederler,
(Hâşiye): Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm'ın Nemrud'a karşı imâte ve ihyâda Güneş'in tulû ve gurubuna intikali, cüz'i imâte ve ihyâdan küllî imâte ve ihyâya intikaldir ve bir terakkidir. O delilin en parlak ve en geniş dairesini göstermektir. Yoksa bir kısım ehl-i tefsirin dedikleri gibi, hafî delili bırakıp, zâhir delile çıkmak değildir.
öyle de; mevtleriyle, zevâlleriyle o hayatın bekasına, sermediyetine delâlet eder ve şehâdet ederler. Çünkü mevcudât zevâle gittikten sonra, arkalarında yine kendileri gibi hayata mazhar olup yerlerine geldiklerinden gösteriyor ki; dâimî bir zîhayat var ki, mütemâdiyen cilve-i hayatı tazelendiriyor. Nasıl ki, Güneş'e karşı cereyan eden bir nehrin yüzünde kabarcıklar parlar gider. Gelenler aynı parlamayı gösterip, tâife tâife arkasında parlayıp sönüp gider. Bu sönmek, parlamak vaziyetiyle; yüksek dâimî bir Güneş'in devamına delâlet ederler. Öyle de, şu mevcudât-ı seyyaredeki hayat ve mevtin değişmeleri ve münavebeleri, bir Hayy-ı Bâkî'nin beka ve devamına şehâdet ederler.
Evet şu mevcudât âyinelerdir. Fakat, zulmet nura âyine olduğu gibi; hem karanlık ne
Miftah-ul İman uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir