Mirac ve Şakk-ı Kamer — Sayfa 57
Dördüncü Esas
Mirac ve Şakk-ı Kamer kitabının 57. sayfası — Dördüncü Esas bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
kıyas edebilirsin. Yani: Her kalb sahibi bir insan; zîcemâl, zîkemâl, zîihsan bir zâtı sever. Ve o sevmek dahi, cemâl ve kemâl ve ihsanın derecâtına nisbeten tezâyüd eder, perestiş derecesine gelir, canını feda eder derecede muhabbet bağlar. Yalnız bir defa görmesine, dünyasını feda etmek derecesine çıkar. Halbuki bütün mevcûdattaki cemâl ve kemâl ve ihsan, onun cemâl ve kemâl ve ihsanına nisbeten; küçük birkaç lemaatın, güneşe nisbeti gibi de olmaz. Demek nihayetsiz bir muhabbete lâyık ve nihayetsiz rü'yete ve nihayetsiz bir iştiyaka elyak bir Zât-ı Zülcelâli Velkemâl'in saâdet-i ebediyede rü'yetine muvaffak olması, ne kadar saâdet-âver ve medâr-ı sürur ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu insan isen anlarsın.
Beşinci Meyve:İnsan, kâinatın kıymettâr bir meyvesi ve Sâni-i Kâinat'ın nazdar sevgilisi olduğu, Mi'râc ile anlaşılmış ve o meyveyi, cin ve inse getirmiştir. Küçük bir mahlûk, zayıf bir hayvan ve âciz bir zîşuur olan insanı, o meyve ile o kadar yüksek bir makama çıkarır ki: Kâinatın bütün mevcûdâtı üstünde bir makam-ı fahr veriyor. Ve öyle bir sevinç ve sürûr-u mes'ûdiyetkârâne veriyor ki, tasvir edilmez. Çünkü, âdi bir nefere denilse: "Sen
Mirac ve Şakk-ı Kamer uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir