Mu'cizât-ı Ahmediye — Sayfa 263
Mu'cizât-ı Ahmediye
Mu'cizât-ı Ahmediye kitabının 263. sayfası — Mu'cizât-ı Ahmediye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
yolunu şaşırmış, onun için.. Hem geçmiş derslerden ve Sözler'den elbette anlamışsın ki: Kur'ân-ı Hakîm, şu kâinattan bahsediyor; tâ, zât ve sıfât ve esmâ-i İlâhiye'yi bildirsin. Yâni, bu kitab-ı kâinatın meânisini anlattırıp, tâ hâlıkını tanıttırsın. Demek mevcudata kendileri için değil, belki mûcidleri için bakıyor. Hem umuma hitab ediyor. ilm-i hikmet ise; mevcudata, mevcudat için bakıyor. Hem hususan ehl-i fenne hitab ediyor. Öyle ise, madem ki Kur'ân-ı Hakîm mevcudatı delil yapıyor, bürhan yapıyor; delil, zâhirî olmak, nazar-ı umuma çabuk anlaşılmak gerektir. Hem madem ki Kur'ân-ı Mürşid, bütün tabakat-ı beşere hitab eder; kesretli tabaka ise, tabaka-i avâmdır; elbette irşad ister ki; lüzumsuz şeyleri ibham ile icmâl etsin ve dakik şeyleri temsil ile takrib etsin. Ve mağlâtalara düşürmemek için, zâhirî nazarlarında bedihî olan şeyleri, lüzumsuz, belki zararlı bir surette tağyir etmemektir.
Meselâ güneşe der: "Döner bir siracdır, bir lâmbadır." Zîra güneşten; güneş için, mahiyeti için bahsetmiyor.. belki bir nevi intizamın zenbereği ve nizamın merkezi
Mu'cizât-ı Ahmediye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir