Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 250
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 250. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
ihtiyâriyle tezellüle tenezzül etmez. Hem fakir ve zaiftir, fakr ve za'fını bilir; fakat onun Mâlik-i Kerîm'i, ona iddihar ettiği uhrevî servet ile müstağnîdir ve Seyyid'inin nihayetsiz kudretine istinad ettiği için kavîdir. Hem yalnız livechillâh, rızâ-i İlâhî için, fazilet için amel eder, çalışır.
İşte, iki hikmetin verdiği terbiye, iki tilmizin muvazenesiyle anlaşılır.
ÜÇÜNCÜ ESAS:Hikmet-i felsefe ile hikmet-i Kur'âniye'nin hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye verdiği terbiyeler:
Amma hikmet-i felsefe ise;hayat-ı içtimâiyede nokta-i istinâdı, "kuvvet" kabul eder. Hedefi, "menfaat" bilir. Düstûr-u hayatı, "cidâl" tanır. Cemaatlerin rabıtasını, "unsuriyet, menfi milliyeti" tutar. Semerâtı ise, "hevesât-ı nefsâniyeyi tatmin ve hâcât-ı beşeriyeyi tezyid" dir. Halbuki; kuvvetin şe'ni, "tecâvüz"dür. Menfaatın şe'ni, her arzuya kâfi gelmediğinden üstünde "boğuşmak"tır. Düstûr-u cidâlin şe'ni, "çarpışmak"tır. Unsuriyetin şe'ni, başkasını yutmakla beslenmek olduğundan; "tecâvüz"dür. İşte bu hikmettendir ki, beşerin saadeti selb olmuştur.
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir