Muhâkemât Dersleri — Sayfa 114
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 114. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
5-Her şeyin menbaını bulmak
Sözlü sohbet kültüründe anlatılanlar, zaman zaman bazı problemleri de yanında getirebilir. Sohbeti yapan kişi, ya yanlış bilgisinden veya tam hatırlamamasından dolayı bazı şeyleri yanlış veya eksik aktarabilir. Bu durumda, dinleyenler dinlediklerini tahkik etmeli, anlatılan şeyin kaynağını bulmalıdır. Mesela bazıları "Ben ilmi dileyene, zenginliği ise dilediğime veririm" şeklinde bir ifadeyi âyet gibi nakletmektedir. Gerçi bu yanlış bir mana değildir, bazıları hiç çalışmadan zengin olarak doğar, âlim birinin çocuğu ise, ancak çalışırsa âlim olur. Ama âyet olmadığı halde bunu âyet gibi nazara vermek, Kur'ân'a bir iftiradır.
Tefsir ve Fıkıh kitaplarını mütalaa edenler, bu kitaplarda aynı âyet ve hadisin yorumunda çok farklı manalara dikkat çekildiğini görürler. Bu kitaplarda bu farklı görüşlere yer verilmesi, kitabın müellifinin bütün bu görüşleri aynen kabul ettiği anlamına gelmez. Bunu göz ardı eden kimseler, kendi kanaatlerini te'yid eden bir görüşü bir kitapta gördüklerinde "Ben Beydavi Tefsirinde gördüm, o da böyle diyor" veya "Ben İbn-i Abidin'de gördüm, o da böyle söylüyor" derler. Hâlbuki bu kitapların aslına müracaat edildiğinde, bu otorite zatların bunu sadece farklı bir görüş olarak zikrettikleri görülecektir. Zaten "Bu konuda şöyle denildi" demişlerse, bu üslûb o görüşün zafiyetine delalet eder.
Bir de tercüme eserlerde pek çok tercüme hataları vardır. Hiçbir tercüme, aslın yerini tutmaz. Tercüme bir eserden okuduğumuzda, muhatap olduğumuz mana zihnimizi kurcalıyorsa, eserin aslına bakmak lazımdır.
Bir gün bir muhatabımla aramızda şöyle bir konuşma geçmişti:
-Hocam, İmam Gazzâlî nasıl bir zattır?
-Gelmiş geçmiş en büyük âlimlerimizdendir. Hatta kendisine "Hüccetü'l-İslam" yani "İslam'ın delili" denilir.
-Ama hocam ben bir kitabını okudum. Orada Peygamber Efendimizden şöyle bir hadis naklediyordu: "Benim ölümüm büyük olaydır. Ben öldüğümde Allah benim namazımı kılacak." Hocam, Allah namaz kılar mı?
-Allah elbette namaz kılmaz, namazı emreder. Aslında İmam-ı Gazzâlî öyle dememiş, ama senin okuduğun kitabı kim tercüme etmişse çok yanlış tercüme etmiş. Çünkü Türkçede "namaz" dediğimiz kelimenin Arapçadaki aslı "salât" kelimesidir. Bu kelime Allah'a nisbet edildiğinde "rahmet eder" anlamına gelir. Bu durumda İmam-ı Gazzâlî'de geçen rivayet şöyle tercüme edilmeliydi: "Benim ölümüm büyük olaydır. Ben öldüğümde Allah beni rahmetine mazhar kılacak." Bu kelimenin kullanımıyla ilgili Ahzab suresi 56. âyete bakılabilir.
Özellikle ilmî çalışmalarda ilk kaynağa inmek en önemli esaslardan biridir. Ama İslamî ilimler alanında çalışma yapanların önemli bir kısmı ya ilk kaynağa
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir