Muhâkemât Dersleri — Sayfa 131
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 131. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
bile riayet edilmezse diğer şartlarına uyulsa bile kaliteli bir çay meydana gelmez. İşte hemen her alanın püf noktaları vardır. Bu noktaları bilmek ve uygulamak mükemmelliği yakalamak demektir.
Tenvir için bir latîfe-i faraziyedir:
Nasıl ki, başka âlemden bu küreye gelen tasvirci bir nakkaş farz olunsa, hâlbuki ne insanı ve ne insanın gayrısı, tam suretini görmemiş; belki her birisinden bazı âzasını görmekle insanın tasviri veyahut gördüğü eşyanın umumundan bir sureti tasvir etmek isterse; mesela, insandan gördüğü bir el, bir ayak, bir göz, bir kulak, yarı yüz ve burun ve amâme gibi şeylerin terkibiyle bir insanın timsâli yahut nazarına tesadüf eden atın kuyruğu, devenin boynunu, insanın yüzünü, arslanın başı bir hayvanın sureti yapsa; nasıl ki imtizaçsızlıkla kabil-i hayat olmadığı için "şerait-ı hayat böyle ucûbelere müsait değildir" diyecekler ve nakkaşı müttehem edecekler… Şimdi bu kaide, fenlerde aynen cereyan eder.
Çaresi odur ki: Bir fenni esas tutup sair mâlûmatını avzen ve zenav gibi yapmaktır.
Esas alan ve yan alan
"Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder" denilir. Yarım yamalak bilgilerle iyi bir sonuca varmak mümkün değildir. İlimlerden parça parça alıp her birinde uzman olduğunu göstermeye çalışan kişilere Bediüzzaman şöyle bir misal verir: Başka bir âlemden bu dünyaya gelen tasvirci bir nakkaş farz edelim. Bu kimse daha evvelinde insanı da insanın gayrısını da tam olarak görmemiş olsun. Böyle biri, her birisinden bazı azasını görmekle insanın tasvirini veyahut gördüğü eşyanın umumundan bir sureti tasvir etmek isterse, mesela
-ya insandan gördüğü bir el, bir ayak, bir göz, bir kulak, yarı yüz ve burun ve sarık gibi şeylerin terkibiyle bir insanın timsalini yapacak
-yahut nazarına tesadüf eden atkuyruklu, deveboyunlu, insan simalı, aslan başlı bir hayvanın suretini yapacaktır. Böyle timsaller ve tasvirler reel hayatla uyuşmayacağından hayata kabil olmadığı için "Hayat şartları böyle ucubelere müsait değildir" diyecekler ve nakkaşı suçlayacaklardır.
Bu kaide, fenlerde aynen geçerlidir. Yapılması gereken şey, bir fenni esas tutup diğer bilgilerini bunu besleyen dere gibi yapmaktır. Mesela Fizik gibi bir alanda derinleşen biri, kendi alanını ilgilendirdiği kadarıyla Matematik ve Jeoloji gibi diğer bilimlerden de istifade etmelidir. Keza Hadis gibi bir ilimde derinleşen
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir