Muhâkemât Dersleri — Sayfa 136
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 136. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
sir, şeriat kitaplarına girmiş emirlerde hüccet değildir. Zira onlarda tufeylî olabilir. Nâkile itab yoktur. Evet, bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dâvâ cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü'l-mehâsin ve tefrikü'l-mesai olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.
Nâkile itab yoktur
Bu ifade "Nakilde bulunan kınanmaz" anlamında kullanılır. Mesela bazı müfessirler, milattan sonra 100 - 170 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen ve "Dünya hareketsizdir ve evrenin merkezidir" diyen Batlamyus'un teorisini kitaplarında kullanmışlardır. Bin beş yüzlü yıllarda bu teorinin yanlış olduğu anlaşılmış, bunun yerine "Dünya hareket halindedir ve bizim bulunduğumuz evrenin merkezi güneştir" denilmiştir. Bazı müfessirlerin Batlamyus teorisinin etkisiyle kitaplarında naklettikleri bilgilerde olan yanlışlar kendilerine nisbet edilemez. Çünkü sadece nâkil durumundadırlar.
Dolayısıyla "Falanca büyük İslam âlimidir. Öyleyse bu zatın kitabında yer alan diğer ilimlerle alakalı bilgiler de doğrudur" şeklinde bir genelleme, insanı yanıltabilir, her zaman tam isabetli olmayabilir. Gerçi o büyük âlim elbette yalan söylemez, ama bilgilerinde yanlışlar olabilir. O, naklettiği meselelerde uzman olmadığından, yanılma ihtimali söz konusudur. Bir fende sözü delil olan birinin her fende sözünün delil olması gerekmez. "Ama nasıl olur, o şöyle büyük bir âlim! Yanılmaması gerekir!" demek, Cenab-ı Hakkın güzellikleri taksim etmesine ve mesaileri ayırmasına razı olmamak anlamına gelir.
Hem de mantıkça müsellemdir ki: Hüküm, mevzu ile mahmulün yalnız vech-i mâ ile tasavvurlarını iktiza eder ve onların teşrihat-ı sairesi ise, o fenden değildir. Başka fennin mesâilinden olmak gerektir.
Delalette ince bir nokta
Mantıkta genel kabul gören gerçeklerden biri şudur: Hüküm, mevzu ile mahmulün yalnız bir cihetle tasavvurlarını gerektirir. Onların diğer açıklamaları ise, o fenden değildir. Başka fennin meselelerinden olmak gerektir.
"Ahmet âlimdir" gibi cümlelere gramer ilminde "isim cümlesi" denir. İsim cümlesi, mübteda ve haberden meydana gelir. Bu misalde "Ahmet" mübteda, "âlimdir" ise onun haberidir. Mantık ilminde aynı tarz cümleler "mevzu ve mahmul" şeklinde ifade edilir. Buna "özne ve yüklem" de diyebiliriz. Burada, mevzu "Ahmet" ve buna hamledilen özellik, onun âlim olmasıdır.
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir