Muhâkemât Dersleri — Sayfa 190

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 190. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

insan şehevat yerine hayrata yönelmeli, nefsi dinlemek yerine dine kulak vermelidir. Bunu yaptığında bencillikten kurtulur, egosunu aşarak muhtaçların yardımına koşar, kendisi için değil başkaları için yaşar.

Acaba hakikat-i İslâmiye'nin binler mesâilinden yalnız zekât meselesi düstur-u medeniyet ve muavenet olursa, bu belâya ve yılanın yuvası olan maişetteki müthiş müsavatsızlığa devâ-yı şâfî olmayacak mıdır? Evet, en mükemmel ve bozulmaz bir deva olacaktır.

Gelir dağılımındaki uçuruma çare

Gelir dağılımındaki dengesizlik, medeniyetlerin aşmakta zorlandıkları bir uçurumdur. Bediüzzaman bunu"yılanın yuvası"olarak niteler. İslam Dini ise, bunu aşacak esaslara sahiptir. Namaz dinin direği olduğu gibi, zekât dahi İslâm'ın bir köprüsüdür. Toplumdaki zengin ve fakir insanlar arasındaki uçurum, bu köprü ile aşılır. Zekât olarak malının kırkta birini veren zengin, bununla malını temizlemiş olur. Muhtaç durumda olan kimseler, yardımlarını gördükleri zengin zümreye kin ve düşmanlık hisleri yerine, hürmet ve muhabbet duyguları beslerler, onlara duacı olurlar.

Zekât, tercihe bırakılmış bir malî fedakârlık değil, tamamen mecburi bir vergidir. Bununla İslam, dünyevî olan şeyi, ruhî- manevî bir konu haline getirmiş ve böyle bir mükellefiyeti insan şuur ve zihnine yerleştirmiştir.

Zekâtta ticari kazançtan kırkta bir, toprak mahsullerinden ise öşür, yani onda bir vermek vardır. Bu miktar, veren zengini fakir kılmaz, ama ihtiyacı olan fakiri ayakta tutar.

İslâmiyet, zenginliğin değil, zekât vermeyen zenginlerin karşısındadır. Zekât müessesesi incelendiğinde, İslâm'ın komünizm ve kapitalizmin aşırılıklarından uzak olduğu görülecektir. Komünizm, servet düşmanlığı yapar. "Fakire, işçiye vereceğiz" der, zengine, patrona cephe alır. Kapitalizm ise, bunlara cephe almaz, fakat onları fakir ve işçiye yardıma da sevk etmez.

İşte İslâm, zekât sistemiyle bu olumsuzlukları bertaraf eder, dengeli bir toplum meydana getirir. Bu sistemde zenginler, "Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne!" demezler. Fakirler, "Kahrolsun zenginler" diye beddua yapmazlar, onların servetine göz dikmezler. Böyle bir toplum, ihtilallerden, kargaşalardan, sosyal çalkantılardan uzak bir huzur toplumu olur.

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir