Muhâkemât Dersleri — Sayfa 244
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 244. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Eğer sen zannettiğim adamlardansan, acip hülyaların hayal âleminden başka bir yer bulamadığından bir kıymeti yoktur ta kalbe girebilsin. Sen de inanmıyorsun, nefsini kandıramıyorsun; fakat sapmışsın. Eğer o hayallere açık ve hakikate kapalı olan kalbinizde pek çok defa hayalinizden daha küçük olan yerküresi yerleşmez ise zihni genişletmek için nazarın ufkunu genişlettir. Bir meclis hükmünde geçinen yerin sakinlerini gör, sual et. Zira ev sahibi evini bilir. Onlar umumen müşahede ve tevatür ile bir dille sana söyleyecekler: "Yahu! Bizim beşiğimiz ve âlem fezasında trenimiz olan küremiz o kadar divane değildir ki, gök cisimlerinde yürürlükte olan kaideden ve İlahî kanundan müstesna kalsın ve dik başlılık etsin." Hem de çizilmiş mücessem deliller olarak haritaları gösterecektir.
Yani Cenab-ı Hak şu âlemde gök cisimlerini yuvarlak olarak takdir etmiştir. Dünya bundan müstesna tutulmuş değildir.
Nizam-ı hilkat-i âlem denilen şeriat-ı fıtriye-i ilâhiye; mevlevî gibi cezbe tutan meczup ve misafir olan küre-i arza, güneşe iktida eden safbeste yıldızların safında durup itaat etmesini farz ve vacip kılmıştır. Zira zemin, sema ile beraber اَتَيْنَا طَائِعِينَ demişlerdir. Taat ise, cemaat ile daha efdal ve daha ahsendir.
Tekvini emirlere itaat
Âlemin yaratılış nizamı denilen İlahi fıtri şeriat; her varlığa konumunu ve görevini belirlemiştir. İnsan ve cinler gibi imtihan edilen varlıklar dışında diğer varlıkların ilahi emirlere uymamaları söz konusu değildir.
İşte bu fıtri şeriat, mevlevî gibi cezbe tutan bir meczup ve yolcu olan yer küreye, güneşe uyan saf tutmuş yıldızların safında durup itaat etmesini farz ve vâcip kılmıştır. Zira zemin, sema ile beraber"İsteyerek geldik"demişlerdir. Taat ise, cemaat ile daha efdal ve daha güzeldir. Bu âyet, şu bağlamda geçer:
"Sonra(Allah) duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve arza, 'ister istemez(varlık sahasına) gelin' dedi. Her ikisi de 'isteyerek geldik' dediler."
Âyetten murat, ilahi kudretin kemâlini ve irade ettiği şeyin vücuda gelmesinin zorunluluğunu bildirmektir, yoksa sema ve arzın isteyip istememelerini nazara vermek değildir. Âyet, bunların ilahi kudretten etkilenmelerini tasvîr eder, sema
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir