Muhâkemât Dersleri — Sayfa 293
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 293. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
uzanıp gidiyordu">cümlelerine bakalım. Birinci cümlede gece siyah bir yarasaya benzetilmiş ve uçurulmuştur. İkinci cümlede ise çölün bitmez tükenmez enginliği, ona sonsuzluk verilerek anlatılmıştır.
Bir de Mehmed Akif'in şu ifadelerine bakalım:
"Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa..."
Burada düşman kalabalığı önce mahşere benzetilmiş, sonra da£"kudursa, çıldırsa...">ifadeleriyle o mahşeri kalabalık bir köpeğe teşbih edilmiştir. Burada "mahşer-kudursa-çıldırsa" kelimeleri ödünç olarak gerçek anlamları dışında kullanılmışlardır.
İstiarede şu üç özellik görülür:
1-İstiare bir mecazdır.
2-İstiarede gerçek anlamda kullanılmadığına delalet eden bir "karine-i mânia" vardır.
3-İstiarede teşbih amacı söz konusudur.
Bunların dışında istiare türleri de vardır. Mesela, cimri kişiye "Hatem" denilmesi tehekkümî bir istiaredir.£"Ölümün tırnakları falana saplandı">tarzında hayalin meydana getirdiği istiare tahyili'dir.£"Derin bir deniz ile tartıştım">şeklindeki istiare ise müraşşah olarak isimlendirilir. Burada, tartışılan kişi önce denize benzetilmiş, ardından "derin" kelimesi denizin bir sıfatı olarak kullanılmıştır.
İstiare, Abdülkahir Cürcani'nin dediği gibi, cansızı canlı, dilsizi fasih, konuşmayan varlıkları beyan sahibi, gizli manaları aşikâr yapar.
Zira ezhan-ı nâsın te'nîsi için esâlîb-i Arap'ta yenâbî-i ulûmu isâle eden tenzîlin içinde, tenezzülât-ı ilâhiye tabir olunan
- müraat-ı efham
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir