Muhâkemât Dersleri — Sayfa 303
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 303. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Sözgelimi, bu zihniyette olan kimselere göre Peygamberin gölgesi olmaması mümkündür ve Allah'ın kudreti açısından bakıldığında son derece kolaydır. Ama bunun mümkün olmasından "Öyleyse böyle olmuştur" diyemeyiz.
Gerçi Hazreti Peygamberin hayatında zaman zaman bulutun gölgelik yapması söz konusudur. Ama ilgili rivayetlerden hareketle bunu daima oluyor zannetmek şu âlemdeki âdetullah kanunlarına aykırıdır. Böyle olduğunu iddia etmek, Hazreti Peygamberin bir beşer olduğunu, ayrıca şu dünyanın bir imtihan salonu olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir.
Hüsn-i küllî
Yukarıda geçen hüsn-i küllî kavramını biraz açmakta yarar görüyoruz.Hüsn-ü küllî, her cihetle olan güzelliktir. Günümüzde bu"Toplam kalite"kavramıyla da ifade edilmektedir. İnsan vücudu, bunun en güzel örnekleriyle doludur. Vücudumuzda her şey ideal boyutlardadır, olması gereken şekildedir. Bediüzzamanın verdiği misalle söyleyecek olursak, kol kadar bir burun altından olsa, yalnız ona dikkat edilse, güzel gören bulunur. Ama vücudun bütünlüğü içinde bu kadar uzun bir burun çirkin bir görüntü meydana getirecektir.
Hem de onları hayrette bırakan tevehhümleridir ki: İmkân-ı zatî, yakîn-i ilmîye münâfidir. O hâlde yakîniye olan ulûm-u âdiyede tereddüt ettiklerinden, lâ edrî'lere yaklaşıyorlar. Hatta utanmıyorlar ki, mesleklerinde lâzım gelir: Van Denizi, Sübhan Dağı gibi bedihî şeylerde tereddüt edilsin. Zira onların mesleğince mümkündür, Van Denizi düşâb ve Sübhan Dağı da şekerle örtülmüş bala inkılâp etsin.
Veyahut o ikisi, bazı arkadaşımız gibi küreviyetten razı olmayarak sefere gittiklerinden, ayakları sürçerek umman-ı ademe gitmeleri muhtemeldir. Öyleyse, deniz ve Sübhan, eski halleriyle bakî olduklarını tasdik etmemek gerektir!
Elâ! Ey mantıksız miskin! Neredesiniz? Bakınız: Mantıkta mukarrerdir, mahsûsattaki vehmiyat bedîhiyattandır. Eğer bu bedaheti inkâr ederseniz, size nasihate bedel tâziye edeceğim. Zira ulûm-u âdiye sizce ölmüş ve safsata dahi hayat bulmuş derecesindedir.
2- İmkân-ı zâtîyi, yakîn-i ilmîye aykırı zannetmek
Zâhir ehlini şaşkın bırakan durumlardan biri, bir şeyin zatında mümkün olmasını ilmî gerçekliğe aykırı olduğunu tevehhüm etmelerdir. O halde ilmî gerçeklik olarak herkes tarafından bilinen ilimlerde tereddüt ettiklerinden "Lâ edrî"lere yaklaşıyorlar. Onların bu kabulüne göre Van Denizi, Sübhan Dağı gibi bedihî şeylerde tereddüt
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir