Muhâkemât Dersleri — Sayfa 304

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 304. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

edilmesi caiz olur. Zira onların mesleğince, Van Denizinin pekmeze dönüşmesi ve Sübhan Dağının da şeker ile örtülmüş bala dönüşmesi mümkündür. Veyahut Van Denizi ve Sübhan Dağının bazı arkadaşımız gibi dünyanın yuvarlaklığından razı olmayarak sefere gittiklerinden ayakları sürçerek yokluk denizine gitmeleri muhtemeldir. Bu ihtimale göre Van Denizi ve Sübhanın Dağının eski halleriyle bâki olduklarını tasdik etmemek gerektir. Hâlbuki Mantıkta mukarrerdir, duyulara hitap eden şeylerdeki vehmi durumlar gayet açık gerçeklerdendir.

Not:Her ne kadar Coğrafya derslerinde ve haritalarda "Van Gölü" denilse de, bölge halkı "Van Denizi" tabirini de kullanmaktadır. Günümüzde de durum aynı şekildedir.

"Lâ edrî" ekolü

"Lâ edrî"Arapçada "bilmiyorum" demektir. Eski ismiyle sofestailer, şimdiki adıyla septikler böyle bir kabul içindedirler. Bunlar müsbet veya menfi hiçbir hükme varmamayı, daima şüphe içinde kalmayı esas almışlardır.

Her şeye, hatta en bedihî şeylere bile şüpheyle bakmak nasıl bir aşırılıksa, şüpheye hiç yer vermemek de bir başka aşırılıktır. Özellikle, ilmi gerçeklerin ortaya çıkmasında metodik bir şüphe nin özel bir önemi vardır.

"Şüphe, kabulle ret arasında bir tereddüt halidir... Şüphe olmaksızın bir insanın tasdik ve inanma kapasitesini tam olarak kullandığı söylenemez. Çünkü zihni en kuvvetli bir şekilde daha yüksek yorum seviyelerine zorlamak şüphenin bir karakteristiğidir."

Mesela Gazali'nin el- Munkız'da ortaya koyduğu bu tarz bir şüpheciliktir. Gazali'de şüphe, gaye değil, gerçeği bulmak ve yakînî bilgiye ulaşmak için bir vasıtadır.

Mahsusattaki vehmiyat

Bediüzzamanın üstte nazara verdiği£"Mahsûsattaki vehmiyat bedîhiyattandır">cümlesi mantık kavramlarıyla dopdolu bir hakikati ifade eder. Bunu kısaca "Duyulara hitap eden şeylerdeki vehmi durumlar gayet açık gerçeklerdendir" şeklinde ifade edebiliriz. Mesela deniz kenarında güneşin batışını seyrettiğimizde o koca güneşin denize girdiğini görürüz. Ama aklımız bize bunun sadece zahirde olan bir durum olduğunu, dünyamızdan bir milyon defadan daha fazla büyük olan güneşin hakiki olarak denize girmediğini söyler.

Mahsusat, hislerimizle ulaştığımız durumları ifade eder, makulatın mukabili bir kavramdır. Mahsusatta akıl ve mantıktan ziyade hayal ve vehim ön plandadır. İnsan

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir