Muhâkemât Dersleri — Sayfa 306
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 306. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Evet, yok; belki ihtimal veren vehminizdir. Aklın şe'ni bürhan üzerine gitmektir. Evet, akıl her bir şeyi tartamaz; fakat böyle maddiyatı ve en küçük hâdimi olan basarın kabzasından kurtulmayan bir emri tartar. Faraza tartmaz ise, biz de o meselede çocuk gibi mükellef değiliz.
4- İmkân-ı vehmîyi, imkân-ı aklî ile karıştırmak
İmkân-ı vehmî,vehmen bir şeyi mümkün görmektir. Mesela, mezarlıktan geçerken ölülerin kabirlerinden kalkıvereceklerini tevehhüm etmek, bir imkân-ı vehmîdir. Ama bunu aklen de mümkün görüp telaşlanmak, yerinde bir hareket değildir.
Zahire takılıp kalanları müşevveş yapan dördüncü bela, vehmen mümkün görülen bir şeyi, aklen imkân dairesinde zannetmeleridir. Hâlbuki bir şeyin vehmen mümkün olması, bir esasa dayanmayan taklit kökünden doğarak safsatayı meydana getirdiğinden, delilsiz olarak her biri bedihi şeylerde bir "belki", bir "ihtimal", bir "şekk"e yol açar.
Bu vehme dayalı olarak mümkün görmek, çoğu kere
- muhakemesizlikten,
- kalbin a'sâbının zaafından
- ve aklın sinir hastalığından
- ve mevzu ve mahmulün tasavvur edilmemesinden ileri gelir.
Hâlbuki imkân-ı aklî ise, zorunlu ve imkânsız olmayan bir maddede, varlık ve yokluğuna kat'i bir delil bulunmayan bir işte tereddüt etmektir. Eğer delilden neş'et etmiş ise makbuldür, yoksa muteber değildir.
Bu imkân-ı vehmînin hükümlerindendir ki: Bazı vehimli kimseler diyor: "Muhtemeldir, delilin gösterdiği gibi olmasın. Zira akıl, her bir şeyi derk edemez. Aklımız da buna ihtimal verir."
Hâlbuki böyle durumlarda buna ihtimal veren akıldan ziyade vehimdir. Aklın gereği, delil üzerine gitmektir. Evet, akıl her bir şeyi tartamaz, fakat böyle maddiyatı ve en küçük hizmetçisi olan gözün avucundan kurtulmayan bir emri tartar. Faraza tartmaz ise, insan o meselede çocuk gibi mükellef değildir.
Mevzu ve mahmul
"Aslan güçlüdür" gibi cümlelere gramer ilminde "isim cümlesi" denir. İsim cümlesi, mübteda ve haberden meydana gelir. Bu misalde "Aslan" mübteda, "güçlüdür" ise onun haberidir. Mantık ilminde aynı tarz cümlelerin "mevzu ve mahmul"den meydana geldiğini görürüz. Burada, mevzu "Aslan" ve buna hamledilen özellik, onun güçlü olmasıdır. Onun güçlü olmasını, sınırsız bir güç olarak tevehhüm edenler de çıkabilir. Hâlbuki aslanın gücünü, kendi sınırları içinde değerlendirmek gerekir.
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir