Muhâkemât Dersleri — Sayfa 335

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 335. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Âlemin mükemmel nizamı nda her bir güzelliğin kaynağı olan hüsn-i mücerred / soyut güzellik bulunur.

Hüsn-i mücerred meziyetler ve incelikler denilen belâğat çiçeklerinin bostanıdır. Sözgelimi£"Ak akçe, kara gün içindir">sözü, "Zor günler için bir köşeye bir miktar para koymak lazım" şeklinde söylense aynı manayı ifade etmekle beraber, gücünden ve güzelliğinden çok şey kaybeder. Cemil Meriç'in£"Kamusa uzanan el namusa uzanmıştır.">ifadesi, "Sözlük, bir milletin namusu gibidir" şeklinde söylense, yağı alınmış ayrana döner. Kur'ân baştan sona anlatım güzelliği olan mezâyâ ve söz inceliği olan letâifle doludur. Mesela şu âyete bakalım:"Akşam(ağıllarına)getirirken ve sabahleyin(otlaklara) salarken, süt veren hayvanlarda sizin için bir güzellik vardır."Âyette akşamın önce zikredilmesi, bu hayvanların akşam dönüşündeki güzelliğin daha açık olmasındandır. Çünkü o vakitte hem karınları toktur hem de sütle dopdolu olarak gelirler.

Çiçeklerin bostanı, cennet misal yaratılış bahçelerinde kendini gösteren, çiçeklere düşkün olan ve şâir denilen bülbüllerin nağmeleridir.

Bülbüllerin nağmeleri ne ruhanî ahengi veren ise, manaların nazmıdır. Âlem, cennet misal bir bahçeye benzer. Söz ustası olan zatlar ise bu bahçenin bülbülleridir. Karganın ötüşüyle bülbülün nağmeleri bir olmadığı gibi, manayı düzgün nazmeden kimseyle, manayı kırık dökük anlatan kimse elbette bir olamaz. Mana ehli bu zatlar, mahiyetlerin inceliklerine nüfuz ederler, o mana en güzel nasıl anlatılabilecekse ona göre ifadeye çalışırlar. Bu da onları "mana bahçesinin bir bülbülü" yapar.

Hüsn-i mücerred

Güzellik, Felsefede "Estetik" başlığıyla ele alınır. İyilik ahlakla, doğruluk bilgiyle, güzellik ise estetikle ilgilidir.Hüsn-i mücerred, soyut güzellik demektir. Zatında güzel olan şeyleri ifadede kullanılır. Böyle bir güzellik, insandan bağımsız olarak vardır. Bunu "var oluştaki güzellik, ses olgusundaki güzellik, renk olgusundaki güzellik…" gibi düşünebiliriz. Yani var olan fertlerin tek tek güzelliği ayrı bir durumdur, ama hepsi var olmakta müşterektir ve bu çok güzel bir durumdur. Tek tek seslerin ve tek tek renklerin güzelliği ayrı bir meseledir, ama "ses" diye bir şeyin, "renk" diye bir şeyin olması muhteşem bir güzelliktir. Hiçbir sesin ve hiçbir rengin olmadığı bir vücut herhalde güzel olmazdı.

Bir de"Nisbî güzellik"vardır. Sözgelimi Mecnun Leylayı çok güzel olarak görür, ama bir başkası onu güzel bulmayabilir. Bu tür bir güzelliğe "Hüsn-i nisbi/ izafi" denilir. Böyle bir güzellik zatında güzel olmayabilir veya kişiden kişiye farklılık arzeder.

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir