Muhâkemât Dersleri — Sayfa 339
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 339. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Evet, lafız-perestlik bir hastalıktır; fakat bilinmez ki hastalıktır.
Lafızperestlik
Lafızperestlik£>süslü konuşma hastalığıdır. Bediüzzaman sözün burasında Harîrîyi örnek verir. Harîrî, Basralı bir âlim olup 1054 –1122 yılları arasında yaşamıştır. Eserleri farklı dillere çevrilmiştir. Bu zat bir edebiyat dâhisi olmakla beraber lafza düşkünlüğe mağlup olarak lafız-perestlik hevesi o kıymetli edebini lekedar etmiştir. Onun böyle yapması lafız-perestlere de özür vesilesi ve imtisal numunesi olmuştur. Yani "Harîrî yapıyorsa bir bildiği vardır, biz de yapalım" demelerine yol açmıştır. Onun için Abdülkahir Cürcani, bu hastalığı tedavi etmek için Delâil-i İ'câz ve Esrârü'l-Belâğat'ın üçte birini onun ilâçlarından doldurmuştur.
Bediüzzamanın üstteki£"Lafızperestlik bir hastalıktır, fakat bilinmez ki hastalıktır...">cümlesine şöyle bir olayı misal verebiliriz:
Eski medreselerimizden birinde, süslü konuşma hastalığına müptela bir hoca, öğrencilerine devamlı süslü konuşma telkini yapar. Bir gün ders esnasında iken mangaldan çıkan bir kıvılcım hocanın kavuğuna gelir. Hoca, henüz durumun farkında değildir. Talebelerden biri, şu şekilde durumu haber verir:
"Ey hoca-i dânâ, ey âlim-i bîmisal! Şol mangal-î pürnâriden tayerân eyleyen bir şu'le-i ateş-feşân, ol re's-i mübarekiniz üzerindeki kavuk-u muhteşem üzerinde tavattun eylemiştir." [Ey bilgin hoca, ey misilsiz âlim! Ateş dolu şu mangaldan uçuşan ateş saçan bir kıvılcım, mübarek başınız üzerindeki muhteşem kavuk üzerine yerleşmiştir.]
Durumu anlayan hoca, önceki prensiplerine muhalif olarak şöyle demekten kendini alamaz:
"Oğlum, sözü ne uzatıyorsun? Desene: Hocam, kavuğunuz yanıyor!"
Lafız-perestlik nasıl bir hastalıktır; öyle de suret-perestlik, üslûp-perestlik ve teşbih-perestlik ve hayal-perestlik ve kafiye-perestlik, şimdi filcümle, ileride ifrat ile tam bir hastalık ve mânâyı kendine feda edecek derecede bir maraz olacaktır. Hatta bir nükte-i zarâfet için veya kafiyenin hatırı için çok edip, edepte edepsizlik etmeye şimdiden başlamışlardır.
Lafızperestlikte bazı hastalıklar
Farsça "Perest" eki "putperest" örneğinde görülebileceği üzere "seven, tapan" anlamına gelir. Mesela lafız-perest, "lafzı esas alan, lafza düşkün kimse" demektir.
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir