Muhâkemât Dersleri — Sayfa 347

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 347. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

24. Ders:

Üslûp hakkında

Kelâmın elbise-i fâhiresi veyahut cemâl-i sureti, üslûp iledir.

Üslûp

Üslûp, zarif bir elbise ve güzel bir suret gibidir. Aynı insan farklı elbiseler giyebildiği gibi, aynı hakikat de farklı üslûplarla anlatılabilir.

Üslûp, ifade tarzı demektir. Arapçada "Tarz" kelimesiyle, Batı dillerinde "Style: Sitil" kelimesiyle karşılanır. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi, her hatibin de bir konuşma tarzı vardır. Üslûp, tabir caizse "Yüz hatları gibi, parmak izi gibi" kişiye özeldir. Üslûbu teşekkül etmiş bir insan, nerede olursa olsun, ifadelerinden hemen tanınır.£"Üslûb-u beyan, aynıyla insan">şeklinde özetlenen bu durumu şöyle de ifade edebiliriz: "£Ağzınızı her açışta, başkaları oradan içinizi seyreder.">

Bu meselede Tahiru'l-Mevlevi'nin şu ifadesi de zikre şayandır:

"Üslûbu teşekkül etmiş, belli bir kimlik kazanmış olanların imzaları, yazılarının altında değil, satırlarının arasında bulunur."

Necip Fazıl gibi bir edebiyatçının ifadelerine âşina birisi, onun bir şiirini okuduğunda şiirin sonunda "Necip Fazıl" imzasını görmeden şiirin kime ait olduğunu bilebilir.

Mevlâna, bu konuda şöyle der:

"Dil, gönüle perdedir. Perde deprendi mi, sırlara erilir. Çayırlıktan, çimenlikten gelen yel, külhandan [sıcak yerden] esip gelen yelden farklıdır. Korkakların narasıyla babayiğit erlerin narası, tilkiyle aslanın sesi gibi fark edilir.

"Yahut dil, tencerenin kapağına benzer. Oynadı, açıldı mı, içinde ne yemek var anlarsın."

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir