Muhâkemât Dersleri — Sayfa 35
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 35. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Ortaçağ Hıristiyan dünyasının karakteristik bir vasfı, iman-akıl çatışmasıdır. Bir tarafta kilisenin "Doğru" şeklinde takdim ettiği şeyler vardır. Diğer tarafta ise, bu "Doğru"larla çatışan ilmi gerçekler…
18. yüzyıl Batı dünyasındaki hâkim olan felsefi görüşe Aydınlanma Felsefesi adı verilir. Skolastik felsefe bataklığından kurtulmaya çalışan düşünürlerin fikirlerini, Hıristiyanlık açısından haklı ve makul görebiliriz. Zira:
-Dogmalarının karakteri,
-Ruhban sınıfının yanlış tutumu,
-Engizisyon mahkemelerinin insafsız kararları sebebiyle Hıristiyan toplumlardaki ilim adamlarında dine karşı bir küskünlük, hatta zaman zaman düşmanlık ortaya çıkar. "Akıl mı, yoksa din mi?" alternatifleri karşısında, bu düşünürler aklı tercih ederler. Önce Rönesans ile fikirlerde bir aydınlanma başlar. Rönesans, skolastikten aydınlanmaya bir geçiş dönemi görünümündedir.
Hıristiyanlık dünyası, bilim çevrelerinden gelen şiddetli tenkitler karşısında, felsefelerini gözden geçirme lüzumu hissederler ve bu tür çatışmadan kurtulmak için çareler üretmeye başlarlar. Mesela, 1750'de şöyle bir çıkış yolu bulurlar:
Gerçekler iki kısımdır:
1. İman ve kalbin bildirdiği gerçekler.
2. Bilimin ve aklın bildirdiği gerçekler.
Bu tasnife göre, artık bir bilgin hem dindar hem bilgin olabilecek ve "Din mi, yoksa bilim mi?" alternatiflerinden birini seçmek zorunda kalmayacaktı. Deniliyordu ki, "Bir bilgin laboratuvarına girerken paltosunu çıkarır gibi dini inançlarını kapının dışında bırakır ve öyle girer. Çıkarken yine onları alır ve giyer."
Aydınlanma felsefesinin kurucusu kabul edilen John Locke (ö. 1704) "An Essay Concerning Human Understanding: İnsan Düşüncesi Üzerine Bir Deneme" isimli eserinde bilgi problemini ele alır. Locke'e göre, "Duyulara bağlı aklı ile insan, vahyin bildirdiklerine kendi başına ulaşamaz. Vahiy, aklın üstündedir, ama akla uygundur."
Alman Wolff (ö. 1754), benzeri bir yaklaşımla şöyle der: "İnsanın aklı ile hiçbir zaman ulaşılamayacak olan vahiy doğruları vardır. Bunlar akıl üstüdürler, ama akla aykırı değillerdir."
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir