Muhâkemât Dersleri — Sayfa 44

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 44. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

başına kalsa yeterli olmaz. Mesela İslam'a gayet sadık olsa ama aklî değerlendirmelerinde problem varsa üstte nazara verilen"Sadîk-ı ahmak"olur. Niyetinin iyi olması, kötü sonuçlar doğmasına engel olamaz.

Öte yandan akıllı olsa ama İslam'a sadık olmasa o aklı kötü yollarda kullanır. Nice akıllı kimsenin aklı menfi alanlarda kullanabildiği gözler önündedir.

Eğer sual edersen: Senin bu telâşın ve ulûm-u müteârife hükmüne geçen şeylere bürhan getirmeye ne lüzum vardır? Zira telâhuk-u efkâr ve tecârübün keşfiyâtıyla meydan-ı bedahete gelen mesâile bürhan getirmek, mâlûmu i'lâm demektir.

Cevaben derim: Maatteessüf, benimle şu zamanın kıtasında iştirak eden cümlesi, eğer çendan sureten on üçüncü asrın evlâdıdırlar, fakat fikir ve terakki cihetiyle kurun-u vustânın yâdigârlarıdırlar. Güya muasırlarımız üçüncü asrın nihayetinden on üçüncü asra kadar geçmiş olan asırların fihristesi veyahut enmûzeci veyahut melez bir kavimdirler. Hatta bu zamanın çok bedîhiyatı, onlarca mevhumât sayılır.

Kurun-u vustânın yâdigârları

Muhâkemâta muhatap olan birinin hatırına şöyle bir soru gelebilir: Senin bu telaşına ve herkese malum bilgiler hükmüne geçen şeylere delil getirmeye ne lüzum var? Zira bu meseleler fikir ve tecrübelerin birbirine katılımı sonucu gayet açık bilgiler hükmüne geçmiştir. Bunlara delil getirmek "bilineni bildirmek" anlamına gelir.

Böyle bir vehme lüzum yoktur. Çünkü Bediüzzaman ile aynı zaman diliminde yaşayanların çoğu; her ne kadar şeklen on üçüncü asrın evlâdı olsa da fikir ve ilerleme cihetiyle"Orta çağın yadigârlarıdır."Güya onun çağdaşları, hicri üçüncü asrın sonundan on üçüncü asra kadar geçmiş olan asırların fihristesi veyahut örneği veyahut melez bir kavimdir. Hatta bu zamanın nice bedihi meseleleri, onlarca mevhum şeyler sayılmaktadır.

Mâlûmu i'lâm,"bilineni bildirmek" demektir. Zaten bilinen şeyleri yeniden bildirmeye çalışmak boşa bir gayrettir. Mevlâna şöyle der:

"Her gün bir yerden göçmek ne iyi.

Her gün bir yere konmak ne güzel.

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.

Dünle beraber gitti cancağzım,

Ne kadar söz varsa düne ait.

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir