Muhâkemât Dersleri — Sayfa 463

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 463. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

- Kaybetmediğin şey sendedir, o halde sen bir milyonersin!

Bediüzzamanın üstteki metinde ele aldığı cihet ise, kişinin kendi kendini yanıltması ve aldatmasıdır. Normal şartlar altında bir insan "Tabiat yaratıcıdır" diyemez ve diyememelidir. Ama kendi kendini aldatarak "Bütün bu şeyler tabiat içinde meydana geliyor. Öyleyse bunları yaratan tabiattır" diyebilmektedir. Hâlbuki bu kitapların matbaada basılmasına benzer. Evet, ortada bir matbaa vardır, ama matbaa bu işin aletidir, o kitapları yazan matbaanın kendisi değildir. Tabiatta -faraza- bir ağacın meydana gelmesi aynen o matbaada bir kitabın basılması gibidir.

Tabiat-ı mevhume

Bazılarının "Her şeyi tabiat yaptı" demeleri, aklı ikna edecek bir bakış değildir. Kur'ân-ı Kerim, ilah olduğu iddia olunan batıl mabutların"Müsemmasız birer isim"olduklarını söyler. Yani bunların adı var, ama kendileri yoktur. Mecusilerin "Şer ilahi" namını verdikleri"Ehrimen"müsemmasız bir isim olduğu gibi, günümüz ateistlerinin bir kısmının Allah yerine ikame ettikleri tabiat da müsemmasız bir isimdir. Bununla tabiattaki kanunlar kastediliyorsa, tabiatı da içindeki kanunları da yaratan Allah'tır. Aklı başında herkes bilir ki, kanunlar kendi başına iş yapmaz, hatta kendi başına müstakil varlıkları da olmaz. Kanun koyucu o kanunları var eder ve onlarla icraatta bulunur.

Tabiat kanunlarında devamlılık

Bediüzzaman üstteki metinde tabiatın ilahlaştırılmasının bir yönünü"İstimrar"yani tabiatta ve ondaki kanunlarda görülen süreklilik olarak değerlendirir. Aslında bu süreklilik intizamın bir delilidir. Sözgelimi güneşin her gün doğması olmasa, bugünden yarın için bir plan yapamazdık. Ama bu sürekliliği bir zorunluluk olarak da görmemek gerekir. Yüce Allah tabiattaki kanunların koyucusu olarak -haşa- kendi koyduğu kanunların mahkûmu değildir. Nitekim peygamberler elinde meydana gelen mu'cizeler ve veliler eliyle görülebilen kerametler ilahi iradenin bir isbatıdır.

Âlemde mu'cizeye yer olmadığını söylemek, ilahi iradeyi inkâr anlamına gelir.

Sebeplerin tesiri

Âlemde hemen her şey -genelde- sebeplerle meydana gelir. Mesela yağmur buluttan, meyve ağaçtan, insanlar anne - babadan bu âleme gelirler. Acaba, bütün bu sebepler, kendileriyle meydana gelen şeylerin yaratıcısı mıdır? Onlar olmasa neticeler olmaz mı? Bu konuda Mevlâna şöyle der:

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir