Muhâkemât Dersleri — Sayfa 478

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 478. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

İnsanın zihni, konuşması ve işitmesi; cüz'î ve art arda oldukları gibi, fikri ve himmeti dahi cüz'îdir. Bunların birbiri ardınca olması sebebiyle, yalnız bir şeye taalluk eder ve bir şeyle meşgul olur.

Ayrıca insanın kıymet ve mahiyeti, himmeti nispetindedir. Himmetin derecesi ise, maksadı ve meşgul olduğu şeyin nispetindedir.

Keza insan yöneldiği ve kastettiği şeyde, güya "fena fi'l-maksad" oluyor, yani her şeyi ile maksadına yöneliyor.

İşte şu noktalara binaen sıradan bir durum veya pek cüz'î bir şey, büyük bir adama isnat olunmaz. "Tenezzül etmez ve himmetini o küçük şeye sığıştıramaz. Himmeti ağır, o şey gayet hafif olduğundan denge bozulur" diye düşünülür.

Öte yandan insan hangi şeye temaşa ederse, elbette ölçülerini ve esaslarını kendi nefsinde arayacaktır. Eğer bulmazsa, etrafında ve diğer insanlarda arayacaktır. Hatta hiçbir cihetten mümkinata benzemeyen Vâcibü'l-Vücûd'u tefekkür etse; yine vehim kuvveti şu kötü vehmi düstur ve dürbün yapmak ister. Hâlbuki şöyle bir bakışla Sâni'-i Zülcelale bakılmaz. Onun kudretine bir sınırlama yoktur. Güneşin ziyası gibi, Onun kudreti, ilmi ve iradesi her şeyi içine alır ve kuşatmıştır. Onun ilmi, iradesi, kudreti sınırlı olmaz, başkasıyla tartıya gelmez. Bunlar en büyük şeye taalluk ettiği gibi, en küçük ve en hasis şeye dahi taalluk eder. Azametinin ölçüsü ve kemalinin tartısı bütün eserleridir. Her bir cüz'ü ölçü olamaz.

İşte Vâcibü'l-Vücûd'u mümkinâta kıyas etmek, kıyas-ı maalfârıktır. Zikrolunan bâtıl vehim ile muhakeme etmek tümüyle hatadır.

Vâcibu'l-vücûd

Vâcibu'l-vücûd, "varlığı zatından olup yokluğu muhal olan" demektir. Allah Vâcibu'l-vücûddur. Bizler ise mümkin varlıklarız.

Vacibin sıfatlarından birisi, zatî olmak, yani bir başkasının var etmesiyle var olmayıp, varlığı kendi zatından olmaktır. Mümkinin ise varlığı kendi zatından değildir, Allah'ın var etmesiyle var olmuştur.

Vacip olan, ezelî ve ebedîdir. Mümkin ise sonradan yaratılmıştır ve varlığının bir sonu vardır.

Vacibin yokluğu, yani olmaması muhaldir. Mümkinin ise varlığı gibi yokluğu da mümkündür.

Allah'ın zatı vacip olduğu için mümkin olan zatlara benzemez; sıfatları da vacib sıfatlarıdır, onlar da mümkinin sıfatlarına benzemezler.

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir