Muhâkemât Dersleri — Sayfa 482
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 482. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Ama bu insan kendine kıyasla "Ben yoktan var edemiyorum, yoku da var edemiyorum. Öyleyse Allah da yapamaz" derse haddini aşmış olur. Böyle bir kıyas, resimlerin kendilerini ressam yerine koyup onu anlamaya çalışmalarına benzer. Hâlbuki ressam asla kendi eseri olan resimlerle mukayese edilemez.
Kıyas-ı hâdi'
Kıyas-ı hâdi', "Aldatıcı kıyas" demektir. Rüşvet alan bir memurun "Ben rüşvet alıyorsam bütün memurlar da rüşvet alıyorlardır" demesi aldatıcı bir kıyas olur. Çünkü birinin gayr-i meşru hareketi, herkesin öyle hareket ettiğini göstermez.
Elhasıl: İnsan kâinatta mümkinatın öyle bir kuvvet ve kudretini görmemiş ki, icad-ı sırf ve idam-ı mahz etsin. Hâlbuki hükm-ü aklîsi de daima üssü'l-esası, müşâhedâttan neşet eder. Demek, âsâr-ı ilâhiyeye mümkinat tarafından bakıyor. Hâlbuki hayret-efza âsârıyla müspet olan kudret-i Sâni'in cânibinden temaşa etmek gerektir. Demek, ibâdın ve kâinatın umûr-u itibariyeden başka tesiri olmayan kuvvet ve kudretlerin cinsinden olan bir kudret-i mevhume içinde Sâni'i farz ederek, o noktadan şu meseleye temaşa ediyor. Hâlbuki Vâcibu'l-vücûd'un cânibinden, kudret-i tâmmesi nokta-yı nazarından bu meseleye temaşa etmek gerektir.
Aklî hükümler ve gözlem
İnsan kâinatta mümkün varlıkların yoktan vücut veren ve tümüyle yokluğa gönderen bir kuvvet ve kudretini görmemiştir. Çünkü öyle bir şey yoktur. Hâlbuki insanın aklen verdiği hükümlerde daima temel esas, gözlemlerden kaynaklanır. Demek İlahi eserlere mümkinat tarafından bakıyor. Hâlbuki hayret verici eserleriyle varlığı sabit olan Sâni'in kudreti canibinden bakmak gerektir. Demek kulların ve varlıkların itibari şeylerden başka tesiri olmayan kuvvet ve kudretleri cinsinden olan mevhum bir kudret içinde Sânii farz ederek o noktadan şu meseleye temaşa ediyor. Hâlbuki Vâcibü'l-vücûd'un yönünden ve Onun eksiksiz kudreti açısından bu meseleye temaşa etmek gerektir.
Günümüzde uçak ve cep telefonu gibi nice teknoloji harikası ürünlerden istifade etmekteyiz. Kağnının bile olmadığı ilk devirlerden bir insanı hayalen günümüze çağırsak ve bu teknoloji harikalarından bahsetsek, söz gelimi elimize cep telefonunu alıp "Ben bununla bütün dünyaya sesimi duyurabiliyor, girdiğim internet vasıtasıyla da nerede neler oluyor görebiliyorum…" desek muhatabımız herhalde bunları kabullenemeyecek, kendisinin aldatıldığını düşünecektir. Onu bu hataya atan, bu zamanı kendi zamanına kıyas etmesidir. "Bizde bunlar yoktu. Bunlarda da olamaz" zannetmesidir. İşte bazılarının "Ben yapamıyorum, o halde Allah da yapamaz" demeleri bundan çok daha ileri boyutlarda aldatıcı bir kıyastır.
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir