Muhâkemât Dersleri — Sayfa 488
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 488. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Bazı tasavvuf ehli âlemi vehim ve hayal olarak gördüklerinden "Allaha nisbetle bunlara var denilmemeli" diyerek vahdet-i vücut yolunda gitmeye çalışmışlar. Hâlbuki eşyayı yaratan Allah, kendisini bize"Âlemlerin Rabbi"olarak tanıtıyor,"Gökleri ve yeri hak olarak,yani gerçek birer varlık olarak yarattığını"bildiriyor.
Kelâm kitaplarımızda yer alan"Eşyanın hakikatleri sabittir"cümlesi bu manayı bize anlatır. Yani, biz sanal bir dünyada değil, gerçek bir âlemde yaşıyoruz.
Bu durumda İbn-i Arabî gibi Allah dostu zatların "Sadece O var" demelerini, başkalarının arasında Leylayı gören Mecnun'un "Sadece Leyla var" demesi türünden anlamak gerekir. Evet, güneş doğduğunda yıldızlar görünmez olur, ama bu "Onlar yok" anlamına da gelmez.
Not:Vahdet-i vücud meşrebi, bazı felsefecilerin dile getirdikleri "Panteizm"ile karıştırılmamalıdır. Panteizm, Allah'ı âlemde mündemiç görür, Allah-âlem ayrımına gitmez, insanı vahdet-i mevcuda götürür. Yani, bunların görüşü "Her mevcut Allah'tır" manasına yol açar. Bu haliyle "şirk-i mahz"dır, yani tümüyle şirkten ibarettir.
İttisal, ittihat ve hulûl
Bunlar sırasıyla Cenab-ı Hakk'ın âlemle içi içe, âlemle birleşmiş ve âlemin içinde olduğunu kabulle ilgili tasavvufî kavramlardır. Allah'ı âlemde veya bazı varlıkların içinde tasavvur etmek hem bazı dinlerde hem de bazı felsefi ekollerde görülür. Mesela:
- Panteizm, Allah'ı maddenin içinde tasavvur eder.
- Hristiyanlık Allah'ın Hazreti İsa'ya hulûl ettiğini kabul eder.
Hâlbuki her bir eser ustasını gösterir ama ustayı o eserin içinde aramamak lazımdır. Her bir şeffaf şeyde güneş tecellisiyle görülür ama zatıyla hiçbirinin içinde değildir.
Bu gibi kabullerde zatî olanla tecellinin birbiriyle karıştırılması vardır. Mesela güneşin aynalarda tecellisi vardır. Her bir ayna "Ben güneşin tecellisine mazharım" diyebilir, ama "Ben bir güneşim" diyemez.
El-cevap: Müteşabih hükmünde olan muhakkikîn-i sofiyenin şatahatını ki; vücud-u Akdes'e hasr-ı nazar ve istiğrak ve mümkinattan tecerrüt cihetiyle matmah-ı nazar ettikleri delil içinde neticeyi görmek, yani, âlemden Sâni'i müşahede etmek tarikiyle takip ettikleri meslek olan cedâvil-i
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir