Muhâkemât Dersleri — Sayfa 490

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 490. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Bir kısmı ise hâl ehli olmakla beraber aynı zamanda ilim sahibi araştırmacı zatlardır. Muhyiddin İbn-i Arabi, Sadreddin Konevi, Mevlâna Celaleddin Rûmi gibi zatlar bu kısımdandır.

Muhakkikînin kelimât ve şatahatı

Şathiyye,  sûfînin tasavvuf yolunda giderken bazan manen sarhoş olup kendini kontrol edemediği haller içinde söylediği taşkın sözlerdir. Bu kelimenin çoğulu şatahât ve şathiyyât olarak gelir.

Derûnî bir tecrübe olarak tasavvufî halleri yaşamış olan İmam Gazzâlî, tasavvuf yolunu ve o yolda giderken bazılarının söyledikleri taşkın sözleri şöyle değerlendirir:

"Arifler -hakikatın semâsına uruçtan sonra- vücutta Vahid ve Hak olan Allah'tan başkasını görmedikleri hususunda ittifak ettiler. Lakin bazısında bu hal ilmî bir marifet olarak gerçekleşti. Bir kısmı ise,zevkî bir hâl olarak bunu yaşadı. Bunlardan kesret bilkülliye (bütünüyle) ortadan kalktı ve mahza ferdaniyete müsteğrak oldular. Akılları buna tam kanaat getirdi. Mazhar oldukları bu halde, kendilerinden geçtiler. Kendilerinde Allah'tan başkasını zikre mecal kalmadı. Hatta kendilerini de unuttular. Onların nezdinde ancak Allah oldu. Akılları başlarından gidecek şekilde (manen) sarhoş oldular. Onlardan biri 'Ene'l-Hak' dedi. Bir başkası 'Kendimi tenzih ederim, şanım ne yüce!' dedi. Bir başkası ise, 'Cübbemde Allah'tan başkası yok.' diye söyledi."

Üstteki ifadelerin birincisi Hallac-ı Mansur'a, diğer ikisi ise Beyazıd-ı Bistami'ye aittir. Onların bu gibi sözleri "Manen sarhoş" olmalarından kaynaklanan bir durumdur.

Bu zatlar tevhidde o kadar ileri gitmişler ki, gözlerinde âlem ve kendi benlikleri kaybolup gitmiş, "Sadece O var" demişlerdir. Şüphesiz, böyle âşıkların bu gibi sözleri, şerîatın zahirine aykırıdır. Manen sarhoş iken böyle söylemişlerdir. Mevlâna, böylelerin halini, kıpkızıl hale gelen demirin "Ben ateşim" demesine benzetir.

Bununla beraber böyle zevatı teyit edenler de olmuştur. Mesela Nesimi, Hallac-ı Mansur'u fikren destekler ve şöyle der:

"Hallac 'ene'l- Hak' söyledi.

Hakdır sözü, Hak söyledi.

Nâdan mukayyet anladı.

Amma ki, mutlak söyledi."

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir