Muhâkemât Dersleri — Sayfa 505
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 505. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Bu beş unsurdan bazılarını kısaca açıklamakta fayda görüyoruz:
1.Allah'ın kelâmı olma vasfı, sadece Kur'ân'a has bir imtiyaz değildir. Fakat bu kitaplar içinde Kur'ân'ın apayrı bir yeri vardır. Zira Kur'ân, belli bir devir ve belli bir topluluk için değil, bütün devirler ve bütün insanlar için gönderilmiştir. İşte bu noktadan Kur'ân, "Âlemlerin Rabbi" unvanıyla Allah'ın kelâmıdır.
3.Âyette"Senin kalbine"denilmesinde Hazreti Peygamberin diğer peygamberlerden ayrıcalığına bir işaret vardır. Çünkü vahyin en üst derecesine o mazhar kılınmıştır. Bir başka kalp bunu kaldıracak durumda değildir.
Vahyin iniş mahallinin kalp oluşunda şüphesiz birtakım hikmetler vardır. Çünkü kalp; akıl, irade ve diğer azaların kendisine itaat ettikleri bir merkez durumundadır. Bundan dolayı, Allah'a muhatap olabilecek bir kabiliyettedir. Kalp; anlamanın ve tespit etmenin mahallidir, vahiy ve ilhamın tecelligâhıdır. İnsan vücudunda hitap ve feyze kalpten daha uygun bir mahal yoktur. Nitekim kalp, kişinin aklına da istinat eden ve ruhani ciheti de bulunan bir unsurdur.
5.Gelen vahiy, Hz. Peygambere özel bir marifet ve bilgi olarak kalması için gönderilmiş olmayıp, insanlara ulaştırması için gönderilmiştir. Hz. Cebrail, bu mesajın peygambere gelişinde bir elçi olduğu gibi, Hz. Peygamber de, insanlığa ulaşmasında bir elçidir.
Hazreti Peygamberin kalbi üstte"Gayb âlemlerinin mişkat ve zücacesi"olarak nitelendirilmiştir. Onun lisanı ise, kalbinin makes ve tercümanı makamındadır, Yani, onun kalbine vahiy ve ilham yoluyla gelen hakikatler kalbine yansımakta ve o lisan kalbe tercümanlık yapmaktadır Mevlâna, bu inceliğe şöyle dikkat çeker:
"Kur'ân, lisan-ı peygamberîden sudur etmekle beraber; her kim 'Onu Hak söylemedi, Allah kelamı değildir' diyecek olursa, o kâfirdir."
Ağaçların dallarıyla insanlara meyve gönderen İlahî rahmet, Resulünün diliyle de Kur'ân'ı göndermiştir. Dallar meyveleri kendileri vermediği gibi, Hz. Peygamberin dili de Kur'ân'ın gerçek menbaı değildir. Hem meyve, hem de Kur'ân İlahî cânipten gönderilmiştir.
Ufka bakıldığında yerle gök bitişik görünür, hâlbuki aralarında yerden göğe mesafe vardır. Onun gibi, Hz. Peygambere gelen ve O'nun dilinden insanlara tebliğ edilen Kur'ân'ın kaynağı, arzî değil semavîdir, beşerî değil İlâhîdir.
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir