Muhâkemât Dersleri — Sayfa 575

Muhâkemât Dersleri

Muhâkemât Dersleri kitabının 575. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

İşte bu riayet ve nazara alma; beşer akıllarına karşı olan İlahi tenezzülat ile isimlendirilir. Evet, o tenezzülat, zihinlere ünsiyet vermek içindir.

Bediüzzaman cevabının son kısmında Onuncu Mukaddime'ye atıfta bulunur. İlgili kısımda kelâmda mecazın gerekliliği, Cenab-ı Hakkın insanlara anlayacakları seviyeden hitap ettiği gibi meselelere yer verilmektedir.

Cismiyet ve cihet gibi imkânsız şeyler

Mecazen anlatılan durumlardan hakikate geçilmezse hayli yanlış anlamalar meydana gelir. Faraza Allah'ın âlemdeki icraatlarını anlatma noktasında şöyle diyebiliriz: "Nasıl ki bir padişah tahtında oturur, emir ve direktifleriyle ülkenin her tarafında icraatlarda bulunur. Allah dahi arş-ı rububiyetinde durup emir ve direktifleriyle âlemin her tarafında icraatlarda bulunur." Pencereden dışarda olanları gösterdiğimizde, şayet muhatap pencereye odaklanırsa lekeli bir cam görür, ama pencereden bakarsa gösterdiklerimizi görür. Bu sebeple üstte getirilen temsilden "Öyleyse Allah'ın üzerinde oturduğu bir arş var" gibi sonuçlara varmak yanlış olur. Evet, Kur'ânda bir arştan bahis vardır, ama esas olan bununla bize neyin anlatıldığıdır.

Allah'ın arşa istivası, keyfiyetini bilemeyeceğimiz şekilde Allah'ın bir sıfatıdır. Yani Allahu Teâlâ'nın bir mekânda bulunmak veya yerleşmekten münezzeh bir şekilde, kendisinin kastettiği vecih üzere arşa istivası (hükmetmesi) vardır. Veya Allah'ın arşa istivası, bir hükümdarın tahtına oturmasına benzetilmiştir. Çünkü işler ve tedbirler, tahttan gelen emirlerle icra edilir.

İşte bunun içindir ki, hakâik-i mücerredeye temaşa etmek için hissiyat ve hayal-âlûd cumhurun nazarlarını okşayan suver-i müteşabiheden birer dürbün vaz' edilmiştir.

İşte şu cevabı teyid eden maânî-i amîka veya müteferrikayı bir suret-i sehil ve basitada tasavvur veya tasvir etmek için, nâsın kelâmında istiârât-ı kesireyi irad ederler.

Demek, müteşabihat dahi istiârâtın en ağmaz olan kısmıdır. Zira en hafî hakâikin suver-i misaliyesidir. Demek, işkâl ise, mânânın dikkatindendir, lafzın iğlâkından değildir.

Ey mûteriz! İnsafla nazar et ki; fikr-i beşerin, bâhusus avâmın fikirlerinden en uzak olan hakâiki şöyle bir tarik ile takrib etmek, acaba tarik-i belâgat olan mukteza-yı halin mutabakatına muvâfık ve makamın nisbetinde kemâl-i vuzuh ve ifadeye mutâbıktır yahut tevehhüm ettiğin gibidir? Hakem sen ol…

Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir