Muhâkemât Dersleri — Sayfa 99
Muhâkemât Dersleri
Muhâkemât Dersleri kitabının 99. sayfası — Muhâkemât Dersleri bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Bunu yapanlar, doğrudan doğruya "Bu bizim fikrimiz" deseler kimse itibar etmeyeceği için, bu uydurma fikirleri o sahada meşhur kimselere nispet etmişlerdir. Mesela İbn-i Abbas tefsirde meşhur olduğundan, tefsirle ilgili bazı uydurma rivayette bulunanlar bu hurafeleri onun adını kullanarak yapmışlardır.
Zira güzel bir sıfat veya ulvî bir sanatla meşhur olan bir adam, hüsn-ü sûrînin mâverâsını görmek şanından olan nazar-ı sanat-perverânesine haksız olarak ona isnad olunan emir arz edilip gösterilirse, "Senin dest-i hattındır." denilirse; o emir, sanatın tenasüp ve muvâzenesinden nâşi olan güzelliğini ihlâl ettiği için, reddedip îraz ve teberrî edecektir. "Hâşâ ve kellâ!" diyecektir.
Bu seciyeye bina ile meşhur kaideye -"Bir şey sâbit olsa, levâzımıyla sâbit olur"- istinaden insanlar o şahs-ı meşhurda tahayyülâtlarına bir nizam verdirmek için muztardırlar ki: Çok kuvvet ve azamet ve zekâ gibi levazım-ı hârikulâdeyi isnad etsinler, tâ o şahsın cümle mensubatına merciiyeti mümkün olabilsin. O hâlde, o adam bir ucûbe olarak zihinlerinde tecessüm eder.
Hayali kahramanlar
İnsanlar, genelde meşhur kimselere sahip olduklarından çok daha fazla özellikler verirler. Bu,"Bir şey sabit olsa, levazımıyla sabit olur"kaidesiyle de bir cihetten alakalı bir durumdur. Mesela "Saat" dediğimizde akrebiyle, yelkovanıyla ve diğer sistemleriyle beraber düşünülür. Benzeri bir şekilde "Falan kahraman" veya "Falan âlim" denildiğinde de normalde sahip olduklarından çok daha fazla kuvvet, azamet ve zekâ gibi sıra dışı özellikleri ona nispet edilir.
Ama bu kimselere "Sen şöyle şöylesin..." şeklinde methiyeler yapıldığında "Estağfirullah, abartmışsınız, ben hüsn-i zanla baktığınız kadar değilim" demeleri beklenir. Mesela güzel bir sıfat veya ulvî bir sanatla meşhur olan bir adam, şeklî güzelliğin ötesini görmek şanından olan sanatperverane nazarına haksız olarak ona dayandırılan durum arz edilip gösterilir; "Senin el yazındır" denilirse; o durum sanatın tenasüp ve dengesinden meydana gelen güzelliğini ihlâl ettiği için, reddedip yüz çevirmesi, "Hâşâ ve kellâ" demesi gerekir.
Eğer istersen hayâlât-ı acemâne içinde perverde olan Rüstem-i Zâl'in timsâl-i mânevîsine bak, gör, ne ucûbedir! Zira şecaatle müştehir olduğundan ve hiç İranîler tazyikatından kurtulamayan istibdad sırrıyla ve şöhret kuvvetiyle İranîlerin mefâhirini gasp ve gârât ederek büyülttü. Hayallerde büyüyüp şişti. Yalan, yalana mukaddime olduğu
Muhâkemât Dersleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir