Nur Çeşmesi — Sayfa 182

Yirmiikinci Söz'ün İkinci Makamı'ndan

Nur Çeşmesi kitabının 182. sayfası — Yirmiikinci Söz'ün İkinci Makamı'ndan bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

ve bütün hâdisât-ı kevniyenin mufassal fihristesini o kuvvecikte dercetmek, elbette ve elbette Hâlık-ı Külli Şey'e has ve bu kâinatın Rabb-i Zülcelâl'ine mahsus bir hâtemdir.

İşte zîhayat üstünde olan pek çok hâtem-i Rabbânîden birtek hâtem, böyle nurunu gösterse ve onun âyâtını şöyle okuttursa, acaba birden bütün o hâtemlere bakâbilsen, görebilsen:

سُبْحَانَ مَنِ اخْتَفٰى بِشِدَّةِ الظُّهُورِ

demeyecek misin?

Zerrelerden mürekkeb bir parça toprak, herbir çiçekli ve meyveli nebâtâtın neşv ü nemâsına menşe olabilir bir kâseyi o zerreciklerden doldursan, bütün dünyadaki her nevi çiçek ve meyveli nebâtâtın tohumcukları ki, o tohumcuklar hayvânâtın nutfeleri gibi ayrı ayrı şeyler değil, nutfeler bir su olduğu gibi, o tohumlar da karbon, azot, müvellidü'l-mâ, müvellidü'l-humuzadan mürekkeb, mâhiyetçe birbirinin misli, keyfiyetçe birbirinden ayrı, yalnız kader kalemiyle sırf mânevî olarak aslının programı tevdi edilmiş. İşte o tohumları nöbetle o kâseye koysak, herbiri hârika cihazatıyla, eşkal ve vaziyetiyle zuhur edeceğini, vukû bulmuş gibi inanırsın. Eğer o zerreler; herbir şeyin herbir hâl ve vaziyetini bilen ve herşeye

Nur Çeşmesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir