Nur Çeşmesi — Sayfa 184

Yirmiikinci Söz'ün İkinci Makamı'ndan

Nur Çeşmesi kitabının 184. sayfası — Yirmiikinci Söz'ün İkinci Makamı'ndan bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Ehadiyet'in mektubu desen, vücub derecesinde bir suhûlet ve lüzum derecesinde bir mâkuliyet yoluna gidersin. Eğer tabiata ve esbâba isnad etsen, imtinâ derecesinde suûbetli ve muhâl derecesinde müşkülâtlı ve hiçbir vehim kabul etmeyen hurâfâtlı şöyle bir yola gidersin ki; ya tabiat için herbir cüz' toprakta, herbir katre suda, herbir parça havada, milyarlarca mâdenî matbaalar ve hadsiz mânevî fabrikalar bulunması lâzım, tâ ki; hesapsız çiçekli, meyveli masnuâtın teşekkülâtına mazhar olabilsin. Yahut herşeye muhît bir ilim, herşeye muktedir bir kuvvet, onlarda kabul etmek lâzım gelir; tâ şu masnuâta hakikî masdar olabilsin. Çünkü; toprağın ve suyun ve havanın herbir cüz'ü, ekser nebâtâta menşe olabilir. Halbuki herbir nebât –meyveli olsa, çiçekli olsa– teşekkülâtı o kadar muntazamdır, o kadar mevzundur, o kadar birbirinden mümtâzdır, o kadar keyfiyetçe birbirinden ayrıdır ki; herbirisine, yalnız ona mahsus birer ayrı mânevî fabrika veya ayrı birer matbaa lâzımdır. Demek tabiat, mistarlıktan masdarlığa çıksa; herbir şeyde bütün şeylerin makinelerini bulundurmağa mecburdur. İşte bu tabiatperestlik fikrinin esası, öyle bir hurâfâttır ki, hurâfeciler dahi ondan utanıyorlar. Kendini âkıl

Nur Çeşmesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir