Nur Çeşmesi — Sayfa 190

İkinci Mes'ele-i Mühimme'dir

Nur Çeşmesi kitabının 190. sayfası — İkinci Mes'ele-i Mühimme'dir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Üçüncüsü:Madde-i esîriye, esîr kalmakla beraber, sâir maddeler gibi muhtelif teşekkülâta ve ayrı ayrı suretlerde bulunduğu tecrübeten sabittir. Evet nasılki buhar, su, buz gibi havaî, mâyi, câmid üç nevi eşya, aynı maddeden oluyor. Öyle de, madde-i esîriyeden dahi yedi nevi tabakât olmasına hiçbir mâni-i aklî olmadığı gibi, hiçbir itiraza medar olmaz.

Dördüncüsü:Ecrâm-ı ulviyeye dikkat edilse görünüyor ki, o ulvî âlemlerin tabakâtında muhâlefet var. Meselâ: Nehrü's-semâ ve Kehkeşan nâmıyla mâruf, Türkçe "Samanyolu" tâbir olunan bulut şeklindeki daire-i azîmenin bulunduğu tabaka, elbette sevabit yıldızların tabakasına benzemiyor. Güya tabaka-i sevabit yıldızları, yaz meyveleri gibi yetişmiş, ermişler. Ve o Kehkeşan'daki bulut şeklinde görülen hadsiz yıldızlar ise, yeniden yeniye çıkıp ermeye başlıyorlar. Tabaka-i sevabit dahi, sâdık bir hads ile Manzume-i Şemsiye'nin tabakasına muhâlefeti görünüyor. Ve hâkeza, yedi manzumât ve yedi tabaka, birbirine muhâlif bulunması, his ve hads ile derkolunur.

Beşincisi:Hadsen ve hissen ve istikraen ve tecrübeten sabit olmuştur ki, bir maddede tanzim ve teşkil düşse ve o maddeden başka masnuât yapılsa, elbette muhtelif tabaka ve

Nur Çeşmesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir