Nur Çeşmesi — Sayfa 189

İkinci Mes'ele-i Mühimme'dir

Nur Çeşmesi kitabının 189. sayfası — İkinci Mes'ele-i Mühimme'dir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

verilen yeni felsefe ise, eski felsefenin mürur ve ubura ve hark ve iltiyama kâbil olmayan semâvât hakkındaki ifratına mukâbil tefrit edip, semâvatın vücûdunu âdeta inkâr ediyorlar. Evvelkiler ifrât, sonrakiler tefrit edip hakikatı tamamıyla gösterememişler. Kur'ân-ı Hakîm'in hikmet-i kudsiyesi ise, o ifrât ve tefriti bırakıp hadd-i vasatı ihtiyar edip der ki: Sâni'-i Zülcelâl, yedi kât semâvatı halketmiştir. Hareket eden yıldızlar ise, balıklar gibi semâ içinde gezerler ve tesbih ederler. Hadîste:

اَلسَّمَٓاءُ مَوْجٌ مَكْفُوفٌ

denilmiş. Yani, "Semâ, emvacı karardade olmuş bir denizdir."

İşte bu hakikat-ı Kur'âniyeyi yedi kaide ve yedi vecih mana ile gayet muhtasar bir surette isbat edeceğiz.

Birinci Kaide:Fennen ve hikmeten sabittir ki, bu haddi yok fezâ-yı âlem, nihayetsiz bir boşluk değil, belki "esîr" dedikleri madde ile doludur.

İkincisi:Fennen ve aklen, belki müşâhedeten sabittir ki: Ecram-ı ulviyenin câzibe ve dafia gibi kanunlarının râbıtası ve ziyâ ve harâret ve elektrik gibi maddelerdeki kuvvetlerin naşiri ve nâkili, o fezâyı dolduran bir madde mevcuttur.

Nur Çeşmesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir