Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 100

Onüçüncü Ders

Nur'un İlk Kapısı kitabının 100. sayfası — Onüçüncü Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Onüçüncü Ders

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُوتِىَ خَيْرًا كَث۪يرًا

Ey serâb-ı gururu, şarâb-ı tahur zanneden Said-i hodfürûş! Hikmet, hayr-ı kesir olduğunu işittin. Fakat yanlış yola gitmiştin. Şu kitâb-ı kâinatın hikmetini, maânisinde aramadın. Gittin, nukuşunda taharri ettin. Hikmet-i kudsiye-i Kur'âniye ile hikmet-i felsefe-i insanın farklarını görmek istersen şu temsile güzel bak:

Bir zaman dindar, san'atkâr bir hâkim Kur'ân'ı acib bir tarzda yazmış. Bâzı hurufatını elmas ve zümrüt ile, bir kısmını altun ve gümüş ile, bir kısmını daha kıymettar cevherler

Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir