Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 116

Onbirinci Lem'a

Nur'un İlk Kapısı kitabının 116. sayfası — Onbirinci Lem'a bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

kemmiyetçe, yâni adetçe bütün ağaç kadar külfet, masraf ve cihâzat ister. Fark, yalnız keyfiyetçedir. Nasıl ki, bir tek nefere lâzım olan techizât-ı askeriyeyi yapmak için, orduya lâzım bütün fabrikalar kadar fabrikalar lâzımdır. Demek iş, vahdetten kesrete geçse kemmiyet cihetiyle efrad adedince külfet ziyâdeleşir. İşte her nevide bilmüşâhede görülen suhûlet-i fevkalâde, vahdetten ve tevhidden gelen bir yüsr ve suhûletin eseridir.

Elhâsıl:Bir cinsin bütün enva'ının ve bir nev'in bütün efradının âzâ-yı esasîde muvafakat ve müşabehetleri nasıl isbat eder ki, tek bir Sâni'in masnularıdırlar. Çünkü, vahdet-i kalem ve ittihad-ı sikke öyle ister. Öyle de: Bu meşhud suhûlet-i mutlaka ve külfetsizlik, vücub derecesinde îcab eder ki; bir Sâni'-i Vâhid'in eserleri olsun. Yoksa, imtina derecesine çıkan bir suûbet, o cinsi ve o nev'i in'idama, ademe götürecekti.

Velhâsıl:Bütün eşya Cenâb-ı Hakk'a isnat edilse, bir tek şey kadar suhûlet peyda eder. Eğer esbaba isnat edilse, herbir şey bütün eşya kadar suûbet peyda eder. Kâinatta fevkalâde ucuzluk ve mebzuliyet, sikke-i vahdeti güneş gibi gösterir.

Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir