Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 139
Ondördüncü Lem'a
Nur'un İlk Kapısı kitabının 139. sayfası — Ondördüncü Lem'a bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
kulağımın dibine kadar yakınlaşan ecel arslanı beni tehdit ediyor. Ve önümde bir darağacı dikilmiş ki; gece-gündüzün dönmesinden –zevâl ve firak ağacı tesmiye edilen bu firak-ı elîm– benimle bütün sevdiklerimi asıp mahvetmektedir. Ve sağ tarafımda, ciğerlerime kadar işleyen bir acz yarası var. Nihâyetsiz zaaf ve aczimle, nihâyetsiz düşman ve mehalikin hücumuna maruzum. Sol tarafımda, kalbimin içine kadar girmiş bir fakr yarası var. Nihâyetsiz fakr ve iflasa ve nihâyetsiz hacât ve a'mâle müptelayım. En zelil hayvandan daha âciz, daha zaîf iken, dünya kadar metâlibe ve makâsıda muhtacım.
Bunlarla beraber, öyle bir yolcuyum ki, önümde ebedü'l-âbâda giden uzun bir yol var. Bu uzun yolda birinci menzilim dünya, ikinci menzilim kabirdir. Bu yol da zâd ister, ziyâ ister. İşte mukaddes Kur'ân, bana bu dehşetleri izâle ediyor. Helâkete, âlâma açılan bu beş kapıyı, saâdete, rahmete açılacak beş kapıya tebdil edecek iki tılsım-ı îmânîyi ve iki ilâc-ı İslâmîyi ve bir nur-u Kur'ânî'yi Kur'ân bize vermiştir.
O tılsım-ı îmânînin biri, o müthiş ecel arslanını musahhar bir ata döndürür ve üzerine bizi bindirir. Ve bizi, zindan-ı dünyadan
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir