Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 212
Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı kitabının 212. sayfası — Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Kur'ân'ın lisanı nezahet ve belâgat itibariyle nazirsizdir.
Kur'ân, bizâtihî muhteşem bir mu'cizedir
Kur'ân'ın mutaassıp münekkidi ve mütercimi Corsele (Korsel) diyor ki:
Kur'ân, Arapçanın en mükemmel ve pek mevsuk bir eseridir. Müslümanların itikadı veçhile bir insan kalemi, bu i'cazkâr eseri vücuda getiremez. Kur'ân, bizâtihî dâimî bir mucizedir; hem öyle bir mu'cize ki, ölüleri diriltmekten daha yüksektir. Bu mukaddes kitabın ta kendisi, menşeinin semâvî olduğunu isbata kâfidir. Muhammed (A.S.M.); bu mu'cizeye istinaden, bir peygamber olarak tanınmasını istemiştir. Arabistan'ın çıplak ve kısır çöllerini aydınlatan, şâir ve hatiplere meydan okuyan Kur'ân, bir âyetine bir nazîre istemiş; hiçbir kimse bu tahaddiye karşı gelememişti. Burada yalnız bir misal irad ederek, bütün büyük adamların, Kur'ân'ın belâgatına baş eğdiklerini göstermek isterim.
Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) zamanında, Arabistan şâirlerinin şehriyârı Şâir Lebid idi. Lebid, muallakattan birinin nâzımıdır. O
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir