Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 44
Altıncı Ders
Nur'un İlk Kapısı kitabının 44. sayfası — Altıncı Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
dâimîye müstehak olursun. Hakikat böyle iken, şeytanın bir cihette şakirdi olan nefsin, kaziyenin aksine olarak hayrı küllî, şerri cüz'î tasavvur eder, fir'avunlaşırsın.
Bilir misin misalin neye benzer? Mağrur ahmak bir adam, bir gemi ile ticaret eden bir cemaata şerik olur. O cemaatın herbiri bir kısım sermaye verip, gemide bir vazifeyi deruhte eder. Herkes kendi vazifesini îfa eder. Yalnız o mağrur, hareket-i sefîneye medâr olan vazifesini terkederek, geminin garkına sebebiyet verir. O cemaatin hepsi bin lira zarar ederler. Ona denildi:
– Hak olan odur ki; bütün hasareti sen çekeceksin. Çünkü bizim sa'yimizi de hebâ ettin.
O dedi:
– Yok kabul etmem. Belki bu hâsaret taksim edilerek hissem miktarınca çekebilirim.
Sonra ikinci seferde, o dahi onlar gibi vazifesini îfa etti. Bin lira kâr ettiler. Dediler ki:
– Hasaret vazifeye bakar. Kâr, re'sü'l-mala bakar. Öyle ise, re'sü'l-mal nisbetinde taksim edelim.
O mağrur dedi ki:
– Yok, belki bütün kâr benimdir. Çünkü çendan evvelce "Hasâret sana raci'dir."
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir