Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 60
Dokuzuncu Ders
Nur'un İlk Kapısı kitabının 60. sayfası — Dokuzuncu Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
fevkalâde bir tenevvü-ü hissiyât ve câmiiyet-i fıtrat içinde kesret-i makâsıd ve vezâif vasıtasıyla inbisât-ı âlât ve enva'-ı ibâdâta müstaid; ve her bir tohuma câmi' istidâdâtında, ekser-i merâtib peyda olmuş.
İnsandaki şu tarz-ı zenginlik gösteriyor ki; insanın vazife-i asliyesi: Aczini ve fakrını ve kusurunu derkederek ubûdiyetle ilân etmek ve hâcâtının celbi için dua etmek ve mevcûdâtın tesbihâtını görüp müşâhede ederek şehâdet etmek ve nîmetleri görüp tefekkür içinde şükretmek ve ibret içinde bakmaktır. En edna aklı olan anlar ki; şu cihazât, şu hayat-ı fâniyenin idâmesi için verilmemiştir. Belki bir hayat-ı bâkiyenin sermayesidir.
Temsil, hakikatı fehme takrib eder. Meselâ: Bir zât, bir hâdimine on altun verdi. Tâ mahsus güzel bir kumaştan kendine bir kat libas satın alsın. O hâdim gitti, o kumaşın en a'lâsından mükemmel bir libas aldı. Sonra o zât, diğer bir hâdimine bin altun verdi. Bir kâğıt içinde bâzı şeyler yazdı, cebine koydu. Bir ticarete gönderdi. Her aklı başında olan bilir ki; o sermaye, bir kat libas almak için değil... Zira evvelki hâdim, on altun ile en a'lâ kumaştan bir kat libas almış. Bu bin altun bir kat libasa sarfedilmez. Şayet bu hâdim kâğıdı
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir