Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 77
Onuncu Ders
Nur'un İlk Kapısı kitabının 77. sayfası — Onuncu Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
içinde aczlerini, hacetleri içinde fakrlarını ilân olan ubûdiyetle mukâbele ettiler. Daha bunlar gibi çeşit çeşit çok vezâifle şu dâr-ı dünyada vazife-i hayatlarını edâ edip, ahsen-i takvim suretini aldılar. Ve bütün mahlukat üstünde öyle bir mertebeye çıktılar ki; yümn-ü îmân ve emânetle mücehhez emin birer halife-i Arz oldular.
Şu meydan-ı tecrübe ve şu destgâh-ı imtihandan sonra Rabb-ı Kerîm, onları saâdet-i ebediyeye ve dârü's-selâma dâvet ederek onlara öyle bir surette ikramlar etti ki; hiç gözler görmemiş ve kulaklar işitmemiş ve kalb-i beşere hiç hutur etmemiş gayet parlak ikramlarla onları rahmetine mazhar etti.
Evet, ebedî ve sermedî bir cemâlin seyirci müştakı ve âyinedar âşıkı, elbette bâki kalıp ebede gidecektir. İşte hizbü'l-Kur'ân'ın âkıbeti öyledir, inşâallahü teâlâ.
Amma, füccar ve eşrar olan güruh ise: Şu kasr-ı âleme girdikleri vakit, bütün delail-i vahdaniyete karşı küfür ve bütün nîmetlere karşı küfran ile mukâbele edip, bütün mevcûdâtı kıymetsizlikle kâfirâne bir itham ile tahkir ettiler. Bütün esmâ-i İlâhiye'nin tecelliyatına karşı red ile mukâbele ettiklerinden, mütenahî bir vakitte, gayr-ı mütenahî bir cinayet işlediler;
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir