Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 87
Onbirinci Ders
Nur'un İlk Kapısı kitabının 87. sayfası — Onbirinci Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
bir hüzün gösteriyorlar.. fakat, bâtınen mesrur oluyorlar. Zira o vazifenin külfet ve mes'uliyetinden kurtuluyorlar. Hem ettikleri hizmetlerine mukâbil mükâfatlarını almak için vatan-ı aslîlerine dönüyorlar. Hem sultanlarına kavuşuyorlar.
İşte bak!O memurlar, bâzen acemî ve kaba bir nefere rastgeliyorlar. Nefere, "Silâhını, atını teslim et! Sana izin vereceğiz." diyorlar. Nefer onlara diyor: "Ey efendiler! Sizi tanımıyorum. Ben, devletin askeriyim, padişahın hizmetindeyim; sonra huzuruna çıkacağım, yanına döneceğim. Eğer onun izin ve rızası ile gelmiş iseniz, baş ve göz üstüne. Yok, cesâretimi tecrübe için emir etmiş de rızası yoksa, yanlış geldiniz. Bendeki emânetini muhafaza ve sultanımın haysiyetini himaye yolunda bütün kuvvetimle sizinle müdâfaa edeceğim."
İşte bu yolda, baştan başa, hâl bu minval üzere gidiyor. Her taraftan sürur ve şenlik sadâsı geliyor. Bir taraftan sürur içinde tahşidât-ı askeriye tekbir ve tehlil ile başlamış. Evet hayvânât cinsindeki bütün tevellüdât, tahşidata benzer. Diğer taraftan yine sürur ile terhisât-ı askeriye bir velvele-i tekbir ve teşekkür içinde başlamış. Evet, zîhayat cinsindeki bütün vefiyat bu terhisata benzer.
Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir