Peygamberimizin Hayatı — Sayfa 788

İslâm Ordusu, Tebük'te

Peygamberimizin Hayatı kitabının 788. sayfası — İslâm Ordusu, Tebük'te bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Beklenen Hüküm

Nihayet, bu üç sahabenin çektikleri çilenin ellinci günü tamamlanmıştı. Cenab-ı Hak, Resûlüne onlar hakkındaki hükmünü göndererek şöyle buyurdu: “Geri bırakılan üç kişiyi de Allah bağışladı! Çünkü o derece bunalmışlardı ki yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıkmıştı ve Allah’tan kurtuluşun ancak Allah’a sığınmakla olduğunu anlamışlardı. Bundan sonra Allah onları tevbekâr olmaya muvaffak kılıp tevbelerini kabul buyurdu. şüphesiz ki Allah, tevbeleri çok çok kabul edicidir, çok merhametlidir.”1060

Müjdeleniyorlar!

Cenab-ı Hakk’ın, kendilerini affetmiş olduğunu bildirmesiyle, bu üç zâtın elli gün süren acı ve ızdıraplı imtihanı bitmiş oluyordu.Resûl-i Ekrem Efendimiz, sabah namazını kıldıktan sonra, Cenab-ı Hakk’ın, malum üç kişinin tevbelerini kabul buyurduğunu, Ashab-ı Kiram'a bildirdi. Bunun üzerine, Zübeyr b. Avvam (r.a.), atına atlayarak son sürat Ka’b b. Mâlik’i, Saîd b. Zeyd ise Hilâl b. Ümeyye’yi müjdelemeye gitti. O sırada Ka’b b. Mâlik evinde oturuyordu. Düşünceliydi. Dünya bütün genişliğine rağmen ona dar geliyor ve ruhunu adeta tutmuş, sıkıyordu. Tam bu esnada Hz. Zübeyr yetişip müjdeyi verince, birden secdeye kapandı. Artık üzerindeki bütün sıkıntılar gitmişti. O küçücük evi sanki bir dünya gibi genişlemişti. Ruhundaki sıkıntı, yerini ferah ve sürura terk etmişti. Sevincinden üzerindeki elbisesini çıkarıp Hz. Zübeyr’e giydirdi.1061 Tevbesinin kabul olunduğunu duyan Hilâl b. Ümeyye de, derhal secdeye kapandı. Uzun süre başını secdeden kaldırmadı. Müjdeyi veren sahabe der ki: “Sevincinden can verdiğini sandım!” Mürâre b. Rebî’i de bir başka sahabe müjdeledi.

Ka’b, Peygamberimizin Huzurunda

Ka’b b. Mâlik, bizzat gidip tevbesinin kabul olunduğunu bir kere de Resûl-i Ekrem Efendimizden öğrenmek istiyordu. Bunun için Mescid-i Nebevî’nin yolunu tuttu. Her gören ona, “Allah, tevbeni kabul etti; müjdeler olsun sana ey Ka’b!” diyordu. Ka’b, mescide vardı; selam verip, Hz. Resûlullah’ın huzurunda diz çöktü. Resûl-i Ekrem Efendimizin de yüzü sevinçten gülüyordu. Ka’b’ın selamını tatlı bir tebessümle birlikte aldı. Sonra da, “Müjde, ey Ka’b! Bugün, annenden doğduğun günden beri yaşadığın günlerin en hayırlısı, en mes'ududur!” diye buyurdu. Ka’b b. Mâlik, “Yâ Resûlallah! Bu müjde senden mi, yoksa Allah’tan mı?” diye sordu. Peygamber Efendimiz, “Benden değil, doğrudan doğruya Allah katından” diye buyurdu.1062

Peygamberimizin Hayatı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir