İkinci Cümle
Sünuhat Tüluhat İşârat · Sayfa 16
Sünuhat Tüluhat İşârat kitabının "İkinci Cümle" bölümü 16. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Sünuhat Tüluhat İşârat.
İKİNCİ CÜMLE
اَىْ مَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعًا
İhyâ, mâna-yı zâhiriyy-i mecazî itibariyle, hasenenin gayr-ı mahdut tezauf düsturunu gösterir. Mâna-yı aslî itibariyle halk ve icadda şirk ve iştiraki, esasıyla "hedm" eden bir bürhana remizdir. Zira bu cümle ile beraber
مَا خَلْقُكُمْ وَلاَ بَعْثُكُمْ اِلاَّ كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ
tarafeyndeki teşbih, iktidar manasını ifham ettiğini dahi nazara alınsa, mantıkan aks-i nakîz kaidesiyle istilzam ediyor ki,
مَنْ لاَ يَقْتَدِرُ عَلٰٓى اِحْيَاءِ النَّاسِ جَم۪يعًا
لاَ يَقْتَدِرُ عَلٰٓى اِحْيَٓاءِ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ
demek işareten delâlet ediyor.
Mâdem ki insanın, mümkünatın kudreti, bilbedâhe semâvatın, Küre-i Arz'ın halkına, icadına muktedir değildir. Bir taşın, hiçbir şeyin halkına da muktedir olamaz.
Demek Arz'ı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak, çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dâvâ-yı halk ve iddia-yı icad edemez.
Sun'î tasarrufât-ı beşeriye ise, fıtratta câri olan nevamis-i İlâhînin sereyanlarını keşf ile, tevfik-i hareket edip, lehinde istimâl etmektir.
İşte bu derece bürhanda vuzuh, parlaklık Kur'ân'ın rumuz-u i'cazındandır. Gelecek âyet bunu isbât edecektir.
مَا خَلْقُكُمْ وَلاَ بَعْثُكُمْ اِلاَّ كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ
Zira kudret zâtiyedir. Acz tahallül edemez. Melekûtiyete taalluk eder. Mevanî tedahül edemez. Nisbeti kanunîdir. Cüz ve küll, cüz'î ve küllî hükmüne geçer.
BİRİNCİ NOKTA:Kudret-i ezeliye, Zât-ı Akdes'e, lâzıme-i zaruriye-i naşie-i zâtiyedir. Acz zıddı olduğundan bizzarure, zaruriye-i zâtiye ile, zıddının melzumu olan zâta ârız olmaz. Mâdem zâta ârız olamaz, kudrete bizzarure tahallül edemez. Mâdem ki tahallül edemez, kudrette merâtib bizzarure olamaz. Zira merâtibin vücudu, ezdadın tedahülüyledir. Meselâ harârette merâtib, bürudetin tahallülüyledir. Hüsündeki derecât, kubhun tedahülüyledir.
وَ هَلُمَّ جَرًّا
Mümkünatta hakikî lüzum-u zâtî-i tabiî olmadığından, kâinatta ezdad birbirine girebilmiş. Merâtib tevellüd edip, ihtilâfât ile tegayyürât neş'et etmiştir.
Sünuhat Tüluhat İşârat uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir