Uhuvvet Risalesi — Sayfa 18

Beşinci Vecih

Uhuvvet Risalesi kitabının 18. sayfası — Beşinci Vecih bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

maksatta ve esasta ittifak ile beraber, vesâilde ihtilaf eder. Hakikatın her köşesini izhar edip, hakka ve hakikata hizmet eder. Fakat, tarafgirâne ve garazkârâne, fir'avunlaşmış nefs-i emmâre hesabına hodfüruşluk, şöhretperverâne bir tarzdaki tesâdüm-ü efkârdan bârika-i hakikât değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü, maksadda ittifak lâzım gelirken, öylelerin efkârının küre-i arzda dahî nokta-i telâkîsi bulunmaz. Hak namına olmadığı için, nihâyetsiz müfritâne gider. Kâbil-i iltiyam olmayan inşikâklara sebebiyet verir. Hâl-i âlem buna şahittir.

Elhâsıl:

اَلْحُبُّ لِلّٰهِ ٭ وَالْبُغْضُ فِى اللّٰهِ ٭ وَالْحُكْمُ لِلّٰهِ

olan desâtir-i âliye düstur-u harekât olmazsa, nifak ve şikak meydan alır. Evet,

اَلْبُغْضُ فِى اللّٰهِ ٭ وَالْحُكْمُ لِلّٰهِ

demezse, o düsturları nazara almazsa, adâlet etmek isterken zulmeder.

Cây-ı ibret bir hâdise:Bir vakit, İmâm-ı Ali (R.A), bir kâfiri yere atmış. Kılıncını çekip keseceği zaman, o kâfir O'na tükürmüş. O, kâfiri bırakmış, kesmemiş. O kâfir, O'na demiş ki:

Uhuvvet Risalesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir