Dördüncü Nükte

Yirmi Üçüncü Söz · Sayfa 43

KitapYirmi Üçüncü Söz
Sayfa43–46
SeviyeAlt başlık

Yirmi Üçüncü Söz kitabının "Dördüncü Nükte" bölümü 43. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Yirmi Üçüncü Söz.

mülâkat esnasında tasavvur-u zevâldeki elem, kalbi kanatıyor. Müfarakatında parçalıyor. Cezayı dahî çektiriyor.

Şimendifer hademesi demişti:

"Beş kuruş ver, onlardan istediğin kadar vereceğim." Onun tabiri şudur ki: İnsanın helâl sa'yiyle meşru dairede gördüğü zevkler, lezzetler, keyfine kâfidir. Harama girmeye ihtiyaç bırakmaz. Sair kısımları sen tâbir edebilirsin...

DÖRDÜNCÜ NÜKTE:İnsan şu kâinat içinde pek nâzik ve nâzenin bir çocuğa benzer. Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır. Çünkü; o za'fın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki, şu mevcudat ona musahhar olmuş.

Eğer insan zaafını anlayıp; kàlen, hâlen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdat eylese; o teshirin şükrünü eda ile beraber, matlûbuna öyle muvaffak olur ve maksatları ona öyle musahhar olur ki, iktidar-ı zâtîsiyle onun aşr-ı mi'şarına muvaffak olamaz. Yalnız bazı vakit lisân-ı hâl duasıyla hâsıl olan bir matlûbunu yanlış olarak kendi iktidarına hamleder.

Meselâ: Tavuğun yavrusunun zaafındaki

Sayfa 44

kuvvet, tavuğu arslana saldırtır. Yeni dünyaya gelen arslanın yavrusu, o canavar ve aç arslanı kendine musahhar edip, onu aç bırakıp, kendi tok oluyor. İşte cây-ı dikkat, zaaftaki bir kuvvet ve şâyân-ı temaşâ bir cilve-i rahmet...

Nasılki nazdar bir çocuk ağlamasıyla, ya istemesiyle, ya hâzîn hâliyle matlûblarına öyle muvaffak olur ve öyle kavîler ona musahhar olurlar ki; o matlûblardan binden birisine bin defa kuvvetciğiyle yetişemez. Demek zaaf ve acz, onun hakkında şefkat ve himâyeti tahrik ettikleri için, küçücük parmağıyla kahramanları kendine musahhar eder.

Şimdi böyle bir çocuk, o şefkati inkâr etmek ve o himâyeti ittiham etmek suretiyle ahmakane bir gurur ile; "Ben kuvvetimle bunları teshir ediyorum." dese, elbette bir tokat yiyecektir.

İşte insan dahî Hâlık'ının rahmetini inkâr ve hikmetini ittiham edecek bir tarzda küfran-ı

nimet suretinde Kârun gibi

اِنَّمَٓا اُوت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ

yâni; "Ben kendi ilmimle, kendi iktidarımla kazandım." dese, elbette sille-i azaba kendini müstehak eder.

Sayfa 43   Okuyucuda devam et

Yirmi Üçüncü Söz uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir