Üçüncü Nükte

Yirmi Üçüncü Söz · Sayfa 34

KitapYirmi Üçüncü Söz
Sayfa34–42
SeviyeAlt başlık

Yirmi Üçüncü Söz kitabının "Üçüncü Nükte" bölümü 34. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Yirmi Üçüncü Söz.

O sarayların herbirisi, birer insandır.

O saray ehli ise; insandaki göz, kulak, kalb, sır, ruh, akıl gibi letâif ve nefs ve hevâ ve kuvve-i şeheviye ve kuvve-i gadâbiye gibi şeylerdir.

Herbir insanda her bir latîfenin ayrı ayrı vazife-i ubûdiyetleri var. Ayrı ayrı lezzetleri, elemleri var. Nefis ve heva, kuvve-i şeheviye ve gadabiye, bir kapıcı ve it hükmündedirler.

İşte o yüksek letâifi, nefis ve hevâya musahhar etmek ve vazife-i asliyelerini unutturmak, elbette sukuttur, terakki değildir. Sâir cihetleri sen tâbir edebilirsin.

ÜÇÜNCÜ NÜKTE:İnsan, fiil ve amel cihetinde ve sa'y-i maddî itibariyle zaîf bir hayvandır, âciz bir mahlûktur. Onun o cihetteki daire-i tasarrufâtı ve mâlikiyeti o kadar dardır ki; elini uzatsa ona yetişebilir. Hattâ, insanın eline dizginini veren hayvanât-ı ehliye, insanın zaaf ve acz ve tenbelliğinden birer hisse almışlardır ki; yabanî emsallerine kıyas edildikleri vakit, azîm fark görünür. (Ehlî keçi ve öküz, yabanî keçi ve öküz gibi.)

Fakat o insan, infiâl ve kabul ve dua ve sual cihetinde, şu dünya hanında aziz bir

Sayfa 35

yolcudur. Ve öyle bir Kerim'e misafir olmuş ki; nihâyetsiz rahmet hazinelerini ona açmış. Ve hadsiz bedi' masnûâtını ve hizmetkârlarını ona musahhar etmiş. Ve o misafirin tenezzühüne ve temâşâsına ve istifadesine öyle büyük bir daire açıp müheyya etmiştir ki; o dairenin nısf-ı kutru, yani merkezden muhit hattına kadar, gözün kestiği miktar, belki hayâlin gittiği yere kadar geniştir ve uzundur.

İşte eğer insan, enaniyetine istinad edip hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i hayal ederek derd-i maişet içinde, muvakkat bazı lezzetler için çalışsa, gayet dar bir daire içinde boğulur gider. Ona verilen bütün cihâzât ve âlât ve letâif, ondan şikayet ederek Haşir'de onun aleyhinde şehâdet edeceklerdir. Ve dâvâcı olacaklardır.

Eğer kendini misafir bilse, misafir olduğu Zât-ı Kerîm'in izni dairesinde sermaye-i ömrünü sarf etse, öyle geniş bir daire içinde uzun bir hayat-ı ebediye için güzel çalışır ve teneffüs edip istirahat eder. Sonra, âlâ-yı illiyyîne kadar gidebilir.

Hem de bu insana verilen bütün cihâzât ve âlât, ondan memnun olarak âhirette lehinde şehâdet ederler.

Sayfa 34   Okuyucuda devam et

Yirmi Üçüncü Söz uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir