Zühret-ün Nur — Sayfa 200

Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na

Zühret-ün Nur kitabının 200. sayfası — Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

esasa taban tabana zıddır. Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî'nin en çok kaçındığı, reddettiği ve zerre kadar kalben dahî taleb etmediği ve bütün hataların başı olarak bildiği bir şey varsa, o da: Dinin âlet edilmesi suretiyle dünyevî maksadlar ve fânî umûrlar peşinde koşmaktır.

2Hem şahsî nüfuz temininden, hem maddî ve mânevî menfaât talebinden de nihâyet derecede kaçan ve çekinen bir zata aynı isnadı yapmak, bir adâlet adamına uygun olup olmadığını vicdanlara havale ediyorum. Çünkü Üstad o derece Risale-i Nur'un hakikatı itibariyle şahsından ferâgât etmiş ve doğrudan doğruya hakikat-ı Kur'âniye'ye müteveccih olmuştur ki; otuz beş senelik hayatı ve te'lifatı olan Risale-i Nur ve aynı dersi meslek ittihaz eden talebeleri, buna bir şahid-i sâdıktır. Bütün iyilik, muvaffakıyet ve güzelliğin taraf-ı İlâhîden ihsân edildiğini; insan ise, ancak acz ve fakr ile rahmete iltica ederek hâlî ve fiilî duasıyla bir iştiraki bulunduğunu ders verir.

Hem hâlis bir îmân, mukaddesât-ı diniye gibi cevahir-i âliyeyi, odun parçaları hükmünde fâni ve dünyevî menfaatlara âlet etmemeyi iktiza eder. Bu mânayı eserlerinde kerratla izah

Zühret-ün Nur uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir