Zühret-ün Nur — Sayfa 202
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na
Zühret-ün Nur kitabının 202. sayfası — Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Mahkeme-i âlînize bütün samimiyetimle arzederim ki: Tarihte Üstad Bediüzzaman Said Nursî ve talebeleri kadar garazsız ve ivazsız hakka hizmet eden, mensub oldukları millet ve memleketin dünyevî ve uhrevî hayatının saâdeti ve selâmetine çalışan, mukâbilinde ise bir teşekkür istemeyi dahî niyet ve hatırına getirmeyen, fakat bunun karşılığında da misli görülmemiş şekilde en ziyâde iftiralara ve ihânetlere maruz kalanlar olmamıştır zannederim.
Hakîkatların zıddına inkılâbı muhâl olduğu halde; Said Nursî'nin Kur'ân-ı Hakîm'den aldığı îmânî derslerini neşretmesinden millete, memlekete zarar tevehhüm edenler veya bir suç isnad edenler, aynen bu muhâli irtikâb ettiler. İcabında milleti için, İslâm için Cehennem'i göze alanlara ve hâdiselerle bunu isbât edenlere zararlı unsurlar demekle, akıl ve mantığın hilâfında büyük bir hataya düştüler.
Muhterem hey'et-i hâkime!
Ben Üstad Said Nursî'yi yirmi sene evvel Kastamonu'da bulunduğu zamanlar ziyâret etmiştim. O tarihten evvel ve sonra, vilayetimiz olan Isparta ve köylerinde pek çok müslümanlar, Nur Risalelerini elyazısı ile yazarak, büyük bir şevkle istinsah ediyorlardı. Âdeta
Zühret-ün Nur uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir