Âyet-ül Kübra — Sayfa 157
Sual - Cevab
Âyet-ül Kübra kitabının 157. sayfası — Sual - Cevab bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
muvâzene, en sefih ve dalâlette giden adamı da ürkütüyor, dersini kabul ettiriyor. Meselâ:
Âyet-i Nur'daki seyahât-ı hayaliye ile hakikat olarak gördüğü vaziyetleri gayet kısaca işaret edeceğiz. Tafsilâtını isteyen "Sikke-i Gaybiye" nin âhirindeki 217'den 219'uncu sahifeye kadar baksın.
Ezcümle: O seyahât-ı hayaliyede, rızka muhtaç hayvânât âlemini gördüğüm vakit, maddî felsefe ile baktım; hadsiz ihtiyacat ve şiddetli açlıklarıyla beraber zaaf ve aczleri, o zîhayat âlemini bana çok acıklı ve elîm gösterdi. Ehl-i dalâlet ve gafletin gözüyle baktığımdan feryad eyledim.
Birden hikmet-i Kur'âniye ve îmânın dürbünü ile gördüm: Rahman ismi, Rezzak burcunda parlak bir güneş gibi tulû etti. O aç, bîçare zîhayat âlemini rahmet ışığıyla yaldızladı. Sonra hayvânât âlemi içinde, yavruların zaaf ve acz ve ihtiyaç içinde çırpındıkları hazîn, elîm ve herkesi rikkat ve acımağa getirecek bir karanlık içinde diğer bir âlemi gördüm. Ehl-i dalâletin nazarıyla baktığıma "Eyvah!" dedim. Birden îman bana bir gözlük verdi, gördüm ki:
Rahîm ismi şefkat burcunda tulû etti. O
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir