Miftah-ul İman — Sayfa 37
Dördüncü Kelime
Miftah-ul İman kitabının 37. sayfası — Dördüncü Kelime bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
diyerek o musîka-i kübrâya lâtif nağamatlarını katıyorlar, tatlılaştırıyorlar. Hiç mümkün müdür ki: O Celîl-i Zülcemâl'den ve o Cemîl-i Zülcelâl'den başka bir şey, kendi başıyla şu âlem-i ekber ve asgara icad cihetinde müdahale edebilsin? Hâşâ!..
Altıncı Fıkra:
حِشْمَتُهُ ف۪ى ذَاكَ...الخ
ibâresidir. Meâli şudur ki: Yani, kâinatın heyet-i mecmuasında tezâhür eden haşmet-i rubûbiyet, vahdâniyet-i İlâhiye'yi isbât edip gösterdiği gibi; zîhayatların cüz'iyatlarına mukannen erzaklarını veren nimet-i Rabbâniye dahi, ehadiyet-i İlâhiye'yi isbât edip gösterir. Vâhidiyet ise; "Bütün o mevcudât birinindir ve birine bakar ve birinin icâdıdır." demektir. Ehadiyet ise; "Herbir şeyde, Hàlık-ı Küll-i Şey'in ekser esmâsı tecelli ediyor." demektir. Meselâ Güneş'in ziyâsı, bütün zeminin yüzünü ihâta ettiği haysiyetiyle, vâhidiyet misâlini gösterir. Ve herbir şeffaf cüz'de ve su katrelerinde, Güneş'in ziyâsı ve harâreti ve ziyâsındaki yedi rengi ve bir nevi gölgesi bulunması, ehadiyet misalini gösterir. Ve herbir şeyde hususan zîhayatta ve bilhassa herbir insanda; o Sâni'in ekser esmâsı onda tecelli ettiği cihetle, ehadiyeti gösterir.
Miftah-ul İman uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir