Nur'un İlk Kapısı — Sayfa 94

Onbirinci Ders

Nur'un İlk Kapısı kitabının 94. sayfası — Onbirinci Ders bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

sahibi o tilmizler; kendi nefislerini, en edna bir mahluk-u İlahîden efdal görmediklerini gösteren bir hâl ile, nihâyet derecede tevazu ve mahviyet gösteriyorlar.

O şecere-i tûbâ-i Kur'âniye'nin hadd ve hesaba gelmez münevver meyvelerinden Kutb-u Geylanî, Rüfaî, Şazelî gibi zâkirleri dinle. Nasıl, tesbih tanelerine bedel, zerrât-ı kâinatın silsilelerini ellerinde tutmuşlar, öylece Mâbudun zikrini çekiyorlar.

Ey Avrupa'nın ruh-u habisi! Felâket-i mâneviye-i beşeriyenin sebebi olan desâtirinden bâzılarını sâbıkan zikrettik. Şimdi, beşerin saâdet-i mâneviyesine menşe' olan desâtir-i Kur'âniye'nin yalnız bir-ikisine işaret edeceğiz:

Evet, Hüda-yı Kur'ânî böyle, insana hitaben der: Ey insan! Senin elinde olan hayatın ve vücudun ve nefsin ve malın emânettir. Onlar, herşeye Kadîr ve herşeye Alîm bir Mâlik-i Kerîm'in mülküdür. O Mâlik-i Kerîm ve Rahîm, kemâl-i kereminden, sende emânet olan kendi mülkünü senden satın almak istiyor. Tâ senin için muhafaza etsin. Senin elinde beyhûde zayi olmasın. Sonunda, sana büyük faide versin. Sen bir memursun, asker gibi muvazzafsın. Öyle ise O'nun namıyla çalış, O'nun hesabıyla sa'yet. Muhtaç olduğun

Nur'un İlk Kapısı uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir