Otuzüç Pencere — Sayfa 54
Yirmidördüncü Pencere
Otuzüç Pencere kitabının 54. sayfası — Yirmidördüncü Pencere bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
ölmüş o zemin yüzünü kapaması ile nazar-ı beşeri ondan çeviriyor. Veyahut nazar, o giden bahar cenazesinin arkasından mâziye gider, daha geniş bir manzarayı gösterir. Yani, herbiri birer mu'cize-i kudret olan zemin dolusu bütün geçen baharlar misillû yeni gelecek birer hârika-i kudret ve birer hayattar zemin olan, bahar dolusu hayattar mevcûdat-ı arziyenin gelmelerini ihsas ve vücudlarına şehâdet ettiklerinden; öyle geniş bir mikyasta, öyle parlak bir sûrette, öyle kuvvetli bir derecede bir Sâni-i Zülcelâl'in bir Kadîr-i Zülkemâl'in, bir Kayyum-u Bâki'nin, bir Şems-i Sermedî'nin vücûb-u vücuduna ve vahdetine ve bekâ ve sermediyetine şehâdet ederler ve öyle parlak delâili gösterirler ki, ister istemez bedâhet derecesinde
اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ الْوَاحِدِ اْلاَحَدِ
dedirtir.
Elhasıl:
وَ يُحْيِى اْلاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا
sırrınca; hayattar bu zemin, bir baharda Sâni'a şehâdet ettiği gibi; onun ölmesiyle, zamanın geçmiş ve gelecek iki kanadına dizilmiş mu'cizât-ı kudretine nazarı çeviriyor... Bir bahar yerine binler baharı gösteriyor. Bir mu'cize yerine binler mu'cizât-ı kudretine işaret eder. Ve onlardan her bahar, şu hâzır bahardan daha
Otuzüç Pencere uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir