Kur'an-ı Kerim 150. Sayfa
En'âm — 8. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 150. sayfası: En'âm 158-165; 8. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: En'âm Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
En'âm Suresi 158-165. ayetler
- 158
هَلْ یَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَاْتِیَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ یَاْتِیَ رَبُّكَ اَوْ یَاْتِیَ بَعْضُ اٰیَاتِ رَبِّكَؕ یَوْمَ یَاْتٖی بَعْضُ اٰیَاتِ رَبِّكَ لَا یَنْفَعُ نَفْسًا اٖیمَانُهَا لَمْ تَكُنْ اٰمَنَتْ مِنْ قَبْلُ اَوْ كَسَبَتْ فٖٓی اٖیمَانِهَا خَیْرًاؕ قُلِ انْتَظِرُٓوا اِنَّا مُنْتَظِرُونَ ١٥٨
(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbi'nin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbi'nin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günki) imanı fayda vermez. De ki: "Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz."
- 159
اِنَّ الَّذٖینَ فَرَّقُوا دٖینَهُمْ وَكَانُوا شِیَعًا لَسْتَ مِنْهُمْ فٖی شَیْءٍؕ اِنَّمَٓا اَمْرُهُمْ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ یُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا یَفْعَلُونَ ١٥٩
Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
- 160
مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ اَمْثَالِهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّیِّئَةِ فَلَا یُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا یُظْلَمُونَ ١٦٠
Kim bir iyilik yaparsa ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
- 161
قُلْ اِنَّنٖی هَدٰینٖی رَبّٖٓی اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍۚ دٖینًا قِیَمًا مِلَّةَ اِبْرٰهٖیمَ حَنٖیفًاۚ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكٖینَ ١٦١
De ki:"Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
- 162
قُلْ اِنَّ صَلَاتٖی وَنُسُكٖی وَمَحْیَایَ وَمَمَاتٖی لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖینَۙ ١٦٢
Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir."
- 163
لَا شَرٖیكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا࣑ اَوَّلُ الْمُسْلِمٖینَ ١٦٣
"O'nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim."
- 164
قُلْ اَغَیْرَ اللّٰهِ اَبْغٖی رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَیْءٍؕ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَیْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَیُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ فٖیهِ تَخْتَلِفُونَ ١٦٤
De ki: "Her şeyin Rabbi o iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.
- 165
وَهُوَ الَّذٖی جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِیَبْلُوَكُمْ فٖی مَٓا اٰتٰیكُمْؕ اِنَّ رَبَّكَ سَرٖیعُ الْعِقَابِؗ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحٖیمٌ ١٦٥
O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir